1 Aralık 2007 Cumartesi

ESRA'DAN KARNIMIZI DOYURAN TARİFLER (Yemekler)

LAHANA SARMASI
"Merhabalar;
Kevgir için konum belli olduktan sonra hummalı bir çalışmaya giriyorum. Her defasında büyük bir sevinç ve özenle yapıyorum herşeyi.
Bu ay dolma olsun dedik ramazanın da vesilesi ile. Dolma benim için vazgeçilmezlerdendir. Şöyle bir düşününce 2-3 gün üst üste bıkmadan yerim diyorum. Bu ay da konu dolma olunca benim evden uzun süre dolma kokuları yükseldi. Komşularda alıştı artık her ay bir konu üzerine yemek yapmama, hem bana tarifler, akıllar veriyorlar, hemde hep beraber yiyoruz yemekleri. Çoğu zaman onları denek olarak kullanıyorum :)... Genelde beğenirlerse sizlere sunuyorum.
Kevgirde yayınlanan dosyamdan bir kaç tarif vermeden geçemedim."

http://enlezizyemekler.blogspot.com/

Merhaba ben Selin,
Size öncelikle benim çok sevdiğim ve çok anlamlı olduğunu düşündüğüm bir hikayeyi anlatmak istiyorum. Bir marangozun hikayesini;
Zamanın birinde bir marangoz, bir müteahhidin yanında çalışıp ahşaptan evler yaparmış. Yaptığı evler diğer marangozların evlerinden çok daha güzel ve sağlam olurmuş. Çünkü işine çok özen gösterirmiş. Gel zaman, git zaman, bizim marangoz yaşlanmış. Artık emekliye ayrılma zamanı gelmiş. Müteahhitle bu konuyu konuşup, artık emekliye ayrılmak istediğini söylemiş. Müteahhit ona; "elbette ayrılabilirsin ama senden bana son bir ev yapmanı istiyorum demiş" Marangoz bu işe çok alınmış. Çünkü yıllar boyunca bu müteahhit için gecesini gündüzüne katarak ve çok büyük titizlikle çalışarak birçok ev yapmış. Gider ayak ona bir ev yaptırması çok gücüne gitmiş. Ama yine de onu kırmayarak evi yapmayı kabul etmiş. Fakat son yaptığı evi, diğer evler gibi özenerek yapmamış. Derme çatma bişey yapmış. Tamamladıktan sonra müteahhide giderek evi tamamladığını ve artık ayrılacağını söylemiş. Müteahhit marangoza dönerek; - Senin bana çok emeğin geçti. Bu yüzden sana bir sürpriz yapmak istedim. Son yaptığın ev senindir. Güle güle kullan, demiş. Marangoz yaptığından çok utanmış…

Bu hikayeyi neden mi anlattım? Çünkü arkadaşlar bana göre Esra’cığımız, hikayedeki marangoz gibi işinin ehli, hayatta her zaman ne yaptığını ve neden yaptığını bilen bir insandı. Fakat gidişinde marangozun yaptığı hatayı yapmadı Esra. O her zaman işini, sevgisini, bize karşı olan ilgisini, kısaca hayatta yaptığı her şeyi, en kaliteli malzemeleri kullanarak yaptı. İşte bunun sonucunda da bizim sevgimizi kazandı.Gönlümüze öyle bir ev kurdu ki, kimse o evi yıkamayacak. O’nu az ya da çok tanıyan herkesin bugün böyle bir organizasyonu bu kadar kısa sürede gerçekleştirmesi, bence bunun en büyük kanıtıdır.
ESRACIM, SEN YAPTIĞIN SON EVİNDE RAHAT UYU ARKADAŞIM. O KADAR SAĞLAM BİR EV YAPMIŞSIN Kİ GÖNÜLLERİMİZE, YAŞADIĞIMIZ SÜRECE KİMSE BU EVİ YIKAMAYACAK!!!
Onun en sevdiği tariflerden biri olan LAHANA SARMA’sını yapmak da bana düştü. Seve seve yaptım. Yaptıkça da onun bizi yukardan seyrettiğini ve bizlerle gurur duyduğunu düşündüm.

Sevgilerimle,Selin

MALZEMELER:
- 1 Adet Sarmalık Lahana- 1 su bardağı bulgur- Tuz- 2 Yemek Kaşığı Salça- 1 Adet soğan- 1 çay bardağı ayçiçek yağı

YAPILIŞI:Lahanayı ayıklayın. Yapraklarını bütün olarak tuzlu suda 5 dakika haşlayın ve soğuk suya çıkarın. Diğer malzemeyi karıştırın haşlanan lahana yapraklarının damarlı kısımlarını ayırdıktan sonra hazırladığınız içle serçe parmağı büyüklüğünde sarın. Sarmaları bir tencereye dizin ve pişirin AFİYET OLSUN


HAMBURGER


"Merhabalar;Koştur koştur zayıflayacağım valla... Benim gibi oburluğa ve tombulluğa alışkın bir bayan için zayıflamak mı oy oy oy...
Ne bitmez iş yoğunluğum varmış. İnanın vakit bulup tarif eklemek için deliriyorum. Pc başına geçip sizlerin sayfalarını dolaşmak için deliriyorum. Ama bir türlü vakit bulamıyorum. Özledim sayfaları gezip güzel yemeklerinize bakıp yorumlar yazmayı.
Bu arada bazen denk geliyorum blogculardan bayağı bir taşınan olmuş, arkadaşlarım çok sevdiğim, dostlarım gelmiş buralara. Hepsine teker teker hoş geldiniz diyorum. Bir fırsat bulursam ziyaretlerime başlayacağım...Bloğum benim için bir kaçış yeri dinlenme durağı azıcık daha dinlendim herhalde e artık ben işimin başına döneyim ama önce tarifler."


http://sevdamavisi.blogspot.com/

Kocaman bir aile gibiyiz BİZ… Birbirimizi hiç görmesek de sesimizi duymasak da. Gönül bağı ile bağlı olmak bunun adı. Birimizin ayağına taş değse hepimiz acı çekeriz. Sevgiyi paylaştık çünkü, yüreğimizi açtık birbirimize kilometrelerce mesafeden bile. Sabahları merhaba diyerek başladık güne, akşamları iyi geceleri esirgemedik… Amacımız birdi, yüreğimiz birdi, kaygılarımız birdi, sevgilerimiz bir…
Bu koskocaman ailemizde sevgili Esra’mızı kaybettik. Üzgünüz hem de çok. Belki de hiç birimiz düşünememiştik böyle kayıplar yaşayacağımıza. Birbirimize bu kadar bağlanacağımızı hayal etmemiştik belki de. İlk kaybımız Esra, bunun şaşkınlığı gönlümüzde. Elden ne gelir deyip onun mirasına sahip çıktık. Elimizden gelen tek şeye. Yüreğimiz senin yanında, seni hiç unutmayacağız.

Esra’nın tarifini büyük bir şevkle denedim, çok güzel oldu. Tarifini de onun sayfasından aynen aldım. Onun dilinden duymak en güzeli….

MALZEMELER:
Hamburger ekmeği (tarifi burada)
300 gr kıyma
Galeta Unu
1 adet Yumurta
Köfte Harcı
Marul Yaprakları
Domates
Kornişon Turşu
Mayonez ve Ketçap

YAPILIŞI:
Hamburger ekmeği tarife görehazırlanır. Köfte malzemeleri yoğrulur. 1 Saat kadar dinlendirilir. Daha sonra ekmek büyüklüğünde köfteler hazırlanıp yağlı kağıt serilmiş tepside pişirilir. Piştikten sonra ekmekler ikiye bölünür. İçlerine köfte,domates,marul,ketçap ve mayonez konarak hazırlanır. AFİYET OLSUUUUUUUUUUUUN

HASAN PAŞA KÖFTESİ

"Merhabalar;Bu günlerde bir etkinlik daha varmış hatta konusu ramazanmış dediler ayol etkinlik daha yeni bitmedi mi dedim,Bu etkinlik yeni başladı ve ikinci durağıda Süheyla dediler. Bu kadar hengame içinde hiç haberim olmamış. Taşınma, kevgir ve işteki yoğunlukla beni bayağı etkilemiş anlaşılan bakar kör olmuşum ya da ben diğer etkinlik zannettim bunu o yüzden farkında değildim. Olsun netice de haberdar olmuş oldum.:):):):)Sevgili Süheyla olduğu için bende bu etkinliğe katılma kararı verdim. Kendisinebaşarılar diliyorum."

http://sofraozlemi.blogspot.com/

Birgün Esra sayfasını yenileyip, kendi resmini eklemişti .Uzun uzun baktım.Ben bunu biryerlerden tanıyorum..Benim candan ciğerden arkadaşımın, ta kendisine ne çok benziyor dedim..Hemen gidip yorum yazdım . Sen aynı Nihale benziyorsun biliyormusun? Esram dedim..Bana her zamanki gibi esprili yaklaşımıyla,
Oda benim gibi tombiştirde onun için benzetmişsindir dedi...:)
canım benim. Seni hiç bir zaman unutmam mümkün değil. Seni yorumlarınla ve o güzel yemek tariflerinle hatırlıyacağım...Ve Nihale baktıkça tabi:)))

Esramın köfte canavarı olduğunu bildiğimden ,hemen hasanpaşa köftesini ve yayla çorbasını seçmek istedim..Yayla çorbası ne alaka demeyin onunda içinde köfte var:)Onun gibi olmasada elimden geldiğince sevgimle birşeyler yapmaya çalıştım..Ve tarifleri yazılarıyla birlikte, Esramın sayfasından kopyalayıp sizlere olduğu gibi aktardım..Onun yazılarını okuyup birazda olsa gülümsiyelim...
Sevgilerimle...

MALZEMELER:
300 gr Kıyma
1 Soğan
1 Yumurta
Bayat Ekmek İçi
Kimyon
Kekik
Tuz
2 Patates
1 Çay Bardağı Rende Kaşar
50 gr Tereyağı
1 Yemek Kaşığı Salça
1 Su Bardağı Su
YAPILIŞI:
Köfte malzemeleri karıştıralar dinlenmeye bırakılır.Patatesler soyulup doğranarak üstünü geçecek kadar su konur ve haşlanmaya bırakılır. Bu arada Köfteden cevizden az büyüklükte parçalar alınarak içleri boşluk bırakılarak çanak şekli verilir. Fırına verilip 200 derecede 15 dakika pişirlir. Haşlanan patatesin içine sıcakken tereyağı ve kaşar peynir konarak püre haline getirilir. Fırından çıkardığımız köftelerin içine püreler konur. Salça 1 bardak su ile karıştıralar köfte tepsisine konur fırına tekrar verilir. Köfteler pişene kadar ve patatesle hafif kızarana kadar fırında tutulur. AFİYET OLSUUUUUUUN



YOĞURTLU KÖFTE

"MerhabalarBulgurlu yemekleri ve bulguru çok severim. Hele ki bazen öyle bir bulgur pilavı krizine girerim ki yatıp kalkıp pilav pilav diye dolanırım ortada.Neden mi yapmayıp da süründürüyorum kendimi? Mide rahatsızlığı. Şimdi o pilavı yapınca bulgur başlı başına mide düşmanı ben durmayıp yanına turşu, soğan gibi diğer düşmanlarını da yerleştiriyorum ki, beraberce yiyip bitirsinler beni :). Bu üçlü hiç boş durmaz yaklaşık 3-4 gün kıvrandırır beniBizim yemek kültüründe de bulgur her şeyin içinde. Şimdi siz söyleyin bakalım. Kısırsız bir hayat geçer mi? Ya da bulgurlu yemekleri şahı (bence) çiğköftesiz geçer mi bir ömür? Bence mümkün değil. Şu durumda ya bu deveyi güdeceğim ya bu diyardan gideceğim. En iyisi ben bol bol mide ilacı bulundurayım. :)
Şimdi tarifini vereceğim yemekte bulgurlu ama çok hafif. Bizim Harput’un baş yemeklerinde biri yoğurtlu köfte ya da ayranlı köfte. Bu yemeği sarımsaklı ayranla karıştırıp üstüne sadece salçalı sos dökerek de yapabilirisiniz"


http://mineli.blogspot.com/


ESRA bize çok büyük bir acı yaşattın.Çok erken ayrıldın canından çok sevdiğin öğrencilerinden,ailenden ve biz blogcu arkadaşlarından.İlk duyduğumda bunun bir şaka olması için dua ettim ama şaka değildi.Ölüm Allahın emri hepimiz birgün öleceğiz ama seni böyle genç yaşta kaybetmek hiç olmadı be ESRA.Mekanın cennet olsun sevgili arkadaşım.İnanın kelimeler boğazıma tıkandı kaldı söylenecek öyle çok şey varki ama tutuldum kaldım.En çok neye sevindim biliyormusunuz sanal alemdede olsa çok güzel bir dostluk kurduk hepimiz.Hepimiz kenetlendik ve en kısa zamanda ESRAnın bir an önce çıkartmak istediği KEVGİR dergisi için elimizden gelen herşeyi yaptık.Merak etme ESRA dergin çıkacak hemde senin zevkle yaptığın o güzel tariflerinle.SENİ UNUTMAYACAĞIZ ve UNUTTURMAYACAĞIZ SENİ SEVİYORUZ RAHAT UYU ARKADAŞIM.
MALZEMELER:
1 Su Bardağı İnce Bulgur1 yumurta2 Yemek Kaşığı Tereyağı1,5 Çay Kaşığı TuzAlabildiği Kadar UnHaşlamak için sıcak su½ Çay Bardağı Ayçiçek Yağı300 Gr Kıyma1 Kuru Soğan2-3 Tane Yeşil Biber1 Yemek Kaşığı SalçaMaydanoz1 kase sarımsaklı yoğurt
YAPILIŞI:Önce ince bulgurun üzerini geçecek kadar sıcak su ile ıslatılıp, üzeri kapatılıp, demlenmeye bırakılır. Bulgur şiştikten sonra tereyağı, yumurta ve un tuz konarak yoğrulur. Ele yapışmamaya başlayanca ufak ufak yuvarlaklar yapılır. El ıslatılırsa daha kolay olabilir.Tuz eklenmiş kaynamış suda köfteler yukarı çıkıncaya kadar haşlanır.Ardından robotta çekilen soğan ,biber ve kıyma kavrulur. Pişince içine salçası eklenir, salça ile kavurduktan sonra 1 Çay bardağı kadar sıcak su eklenerek biraz daha pişmeye bırakılır. Kapatmadan hemen önce Maydanozlar ilave edilir.Pişen bulgurlar sarımsaklı yoğurt ile karıştırılır üzerine kıymalı harçtan konur. Ben köftelerden bir miktar ayırarak, üzerine sadece kıymalı harçtan koydum oda nefis oldu. AFİYET OLSUUUUUUUUUUN.



POŞETTE TAVUK VE PEYNİRLİ MAKARNA

"MerhabaYemek bloğu yürütmeye çalışmalarına başladığımdan beri başıma gelenlerden bir demet:Yeni yazı eklendikten sonra sizlerden gelen tepkiler:** Genelde çok güzel yorumlar ve ayakta durmamı sağlayan sözlerOkuldaki arkadaşlardan gelen tepkiler:** Aaaaaaaa ne güzel bir sürü şey eklemişsin… Ama sanki şu şu ve şundan getirmedin okula yemedik. (Hönk)Diğer okul müdürlerinden gelen tepkiler:** Bak Esra şu konuda yardımcı olurum ama şu kekten ya da pastadan yaparsan (hep rüşvet hep rüşvet)Diğer okullarda çalışan arkadaşlardan gelen tepkiler:** Bir gün gelsek de hem şu güzel pastalarından yesek hem de tarifleri alsak ( e sayfada var ya tarifler taaaaaaa buraya kadar yorulmaya ne gerek var. İçimden söylüyorum tabi :) )Babamdan gelen tepki:** Kızım sen ne zaman akıllanacaksın hep deli hep deli. Ne işine yarayacak şu.Annemden gelen tepki:Herkese yediriyorsun da yaptıklarından biz daha bir şey yemedik cık cık cık evlat yetiştirmişim işteKardeşimden gelen tepki:** Yuh abla her tarafa kedi resmi doldurmuşunda hiçbir yerde Efe’nin (oğlu oluyor kendisinin) fotoğrafı yok...Heyyyyyyyyyyyyyyyyyytttttttttt yetti len şimdiye kadar kimseye cevap veremiyordum şimdi benim ufaklık bana sataşınca dişime göre birini buldum ya başladım çocuğa, “len utanmaz, o ne len, bana hesap mı soruyorsun terrrrrrrrrrrrrrrrrrbiyesiz. Çok meraklıysan bir blog kur da doldur oğlunun resimlerini.” He he he iyi ki Deniz var o olmasa kime sataşıp rahatlayacağım :).Her şeye rağmen en sevdiğim yemeklerden biri olan makarna ve tavuk ikilisini sunuyorum size. Hayatımda olan herkese çok teşekkürler her şeye rağmen hayat onlarla eğlenceli ve güzel"


http://www.benimutfagim.blogspot.com/
Ben tam olarak ne yazacağımı bilmiyorum.Çünkü benim Esra'yla paylaşmış olduğum bir anım ne yazık ki yok.Oysa ki hergün bloguna girip yeni neler eklemiş diye bakardım.O'nun gittiğini sayfasındaki son yazısını okuduktan sonra sevgili Selen'in sayfasından öğrendim ve şok oldum.Ağlamaya başladım.Neden bilmiyorum ama sadece ağladım ve eşimi aradım.Esra ölmüş o yok artık dedim.Tabii Esra kim diye sordu bana.Sen tanımazsın zaten bende tanımıyorum ama seviyordum onu ben dedim kapattım telefonu.Bu sabah Zerrin'in sayfasındaki yazısını okudum ve yine ağladım.Artık hergün ettiğim dualarımda sende varsın Esra.Yattığın yerde rahat uyu ve bize cennetten gülümsemeyi unutma olur mu?Kevgir aralık ayı sayısı sana özel olacak Esra.Çok mutluyum son anda da olsa senin için birşey yapabilmekten. Ben senin poşette tavuk ve peynirli makarna tarifini denedim dün akşam.Çok sevdik biz.Yerken de hiç tanımadığımız seni andık eşimle. Resimlerim kötü akşam az ışıkta çekildiği için. Ama herşeye rağmen mutluyum mutfağımda ve soframda bizimle olduğun için.....
POŞETTE TAVUK:1 tatlı kaşığı yoğurt , 1 Tatlı kaşığı salça, kekik, tuz, toz kırmızı biber, pul biber 1 kaşık ayçiçeği yağı. Sos iyice karıştırılır. 4 Adet tavuk kalça içine atılrı ve iyice karıştırılır. Fırın poşetine konup ağzı bağlanır. Poşet delinerek pişirilir. AFİYET OLSUUUUUUUUUNPEYNİRLİ MAKARNA:İstenilen miktarda makarna haşlanır ve süzülür. 2 Adet domates rendelenerek 3 kaşık yağda pişirilir. İçine 1 yemek kaşığı salça konur. 1 adet tavuk bulyon ve yarım su bardağı kadar peynir konur. (ben çömlek peyniri kullandım.) Son olarak makarna eklenir ve afiyetle yenir.Sevgiler :)

YUFKADA TAVUK

"Çok yoğun günler yaşıyoruz. Gerek 23 Nisan hazırlıkları gerekse OKS ve bursluluk sınavlarının yaklaşması dolayısıyla tempomuz bayağı yüksek. Ama ben yine de dolaşmaya çalıştım sizleri .Gözlemlerim oldu sizlerle paylaşmak istedim. 1. Gözlemim artık bir çok blogun sobe olayında çok sıkılması ve bu sobelerin dönüp dolaşıp hiç bitmeden devam etmesi. Aslında bir önceki yazımda bahsettiğim gideceğim buralardan dememin ve sıkıtımın esas sebeplerinden biride sobeleme oyunlarıydı. Ben bu bloğu kurarken ciddi bir işe el atmak gerekirse ileride bu işi daha da ileriye götürme düşünceleriyle başladım. Son 2 sayfamı şöyle bir gezdiğimde sadece sobeleme oyunlarından ibaret olduğunu gördüm. Hayır şöyle bir acı gerçek var bu oyunlardan birinin mimarı da benim :)… Tamam söylediklerinizi duydum uzatmayın isterseniz :)Ama işin birde şu boyutu var. Bu oyunlardan çok hoşlanan… ve gerçekten severek bir şeyler yapmaya çalışanlarda var.Onlara da haksızlık etmek istemiyorum. Bu fikirler sadece beni bağlar zaten kimseye veya bir gruba dahil değilim :)… Sadece rahatsızlıklarını dillendiren arkadaşlardan cesaret aldım diyelim :)Diğer gözlemimde hafta boyunca dostlar günü idi :)))…Benim bildiğim yılda bir defa olur bu günler ve belli bir günü olur. 6 aylık blogcuyum. İlk bloğumu kurduğumda da bir dostlar günü olmuştu. Bu ikinci eeeeeee hangisi gerçekti. :) :))))Olsun olmasın tüm dostlar günümü kutlayan arkadaşlarıma teşekkürler ediyorum. Ben hazır msjlarına iadeyi ziyarette bulunamadım. Hazır mesajlardan pek hoşlanmıyorum… Tamam kabul ediyorum ben kılım. :)Ve son olarak bir müjdeli haber… Sabah 06,30 dolaylarından beri sancı çeken kediş ilk yavruyu bakayımmmmmmmm saat 14,00 dolaylarında doğurdu. Ben okula gelirken 2. yi doğurmak için hazırlanıyor. 1. yi de kolunun altında benden saklıyordu (allahım ya halbuki sabahtan beri kucağımda ve çıkar şunları karnımdan diye yalvarıyor bana ne hayvan ya)Ona hazırladığım minderi beğenmeyip evimin baş köşesindeki oturma minderimin üstüne pörtletti ilk yavruyu…hesabı ondan sorulacaktır. (hele birkaç gün geçsin vereceğim eline deterjan su yıkatacağım o minderi)Kedişimin şerefine onun en sevdiği yemeklerden biri olan tavuk yemeği tarifi vereyim bari. Hem de Tavuk etkinliği yemeğim…Sevgili Emel bu ayki ev sahibimiz… Kendisine çok tşkler ediyorum kolaylıklar diliyorum..."


http://ikizlerinannesi-ikizlerinannesi.blogspot.com/


Benim esra ile fazla bir samimiyetlim yoktu ama yorumlasirdik arada cok espirili birisiydi
anladigim kadariyla ,haberi ilk duydugumda cok üzüldüm zerrinin yazisini okurken dedim:esra herhalde kevgiri birakiyor ama sona yaklasdikca aci gercegi anladim esracima tekrar allah'tan rahmet ailesinede bas sagligi diliyorum
MALZEMELER:· 1 Paket Tavuk Kanat· İstenilen Baharatlar (ben yurt dışından gelen tadı muhteşem olan ve içinde ne olduğunu asla bilmediğim bir baharat kullandım. Holanda da yaşayanlar bilir bilgi verebilirler)· 2 Kaşık yağ· 1 Teflon ve kapaklı tencere· 1 Paket Mantar· 1 Adet Yufka EkmekYAPILIŞI:Tavukları baharatla harmanlayıp tencereye diziyoruz. Kapağını kapatıp harlı ateşteyken sulanmasını ve kaynamasını bekliyoruz. Sulanınca altını yarım edip suyunu çeken kadar pişiriyoruz. Piştikten sonrada 1 kaşık yağ dökerek kızarmasını sağlıyoruz. Diğer tarafta yıkadığımız Mantarları yağla birlikte suyunu salıp çekene kadar pişiriyoruz. Sonra mantar ve tavukları karıştırıyoruz.İstenilen salata ile servis yapılabilir ben kırmızı lahanayı limon,sirke ve tuzla yoğurarak ve ayrıca bir de yeşil salata yaparak Yufka ekmeğin üstünde servis yaptım…AFİYET OLSUUUUUUUUN

PAŞA KEBABI


"Merhabalar…Biliyorum sayfamın müdavimleri “ nerelerde bu hatun kaç zamandır bir şey eklemedi” diyor. Oysa bir bilseniz nasıl hummalı ve zevkli bir çalışma içine girdim.Blog sahibi olduğumuzdan beri tanışırız zerrinle. Ve hep bir şeyler yapma isteği vardı bizlerde. Kendi blogumuz dışında bir şeyler. 2. Blog diye düşündük yok öyle değil dedik. Etkinlik tarzı bir şeyler diye düşündük. Ona da yok dedik, çünkü etkinlik zaten vardı. Uzun süredir bırakmıştık düşünmeyi.En son 15-20 gün kadar önce bir e-dergi yapma fikri geldi aklımıza. Çok sevdik fikri çıldırdık. Zerrin’in arkadaşı Arzu bize harika bir barner yaptı. İlk sayı için bir sürü arkadaşımızın kapsını çaldık. Tarifleri için yanımızda olacak. Her sayıda sizlerin kapsını çalmaya yine devam edeceğiz.O kadar heyecanlıyım ki. Ne anlatmak istediklerimi ne de adı KEVGİR olan dergimizi size tam olarak anlatamıyorum. Bence siz bizi ziyaret etmelisiniz ve anlatmak istediğim her şeyi aslında orada görebilirsiniz. Tıklayın kevgir’i ve bizi ziyarete gelin.
Dergide yaptığım bir tarifle paşa kebabı ile yazdıklarıma son veriyorum. Sevgiler"



http://nazlicalezzetler.blogspot.com/

Sevgili Esraya özel hazırlanan bu sayıda ufakta olsa benimde bir katkım olsun istedim.Öncelikle böyle güzel bir düşünceden dolayı bütün arkadaşlarımı kutluyorum.Çorbada benimde tuzumda olduysa ne mutlu banaEsra ablayı kevgir dergisi sayesinde tanıdım.Maalesef kendisiyle tanışma fırsatım olmadı.Yanılmıyorsam derginin ilk sayısıydı bizler için yapmış olduğu paşa kebabını görünce çok beğenmiştim ve hep yapmak istiyordum.Kısmet bügüneymiş demek.Canım Esra ablacım biz seni asla unutmayacağız.Sen he bizim kalbimizde yaşayacaksın.Nur içinde yat canım..

PAŞA KEBABI:MALZEMELER350 gr Az Yağlı kıyma1 Dilim Ekmek İçi3 Adet PatlıcanYarım demet Maydanoz1 Adet SoğanTuz , KarabiberKIZARTMAK İÇİN1 Su Bardağı Sıvı YağSOS İÇİN:½ Fincan Sıvı Yağ1 Adet Soğan7-8 Diş Sarmısak2 Adet Domates½ Demet Nane½ Demet Maydanoz1 Tatlı Kaşığı ŞekerYAPILIŞI:Ön hazırlık olarak köfteyi hazırlayalım. Kıymayı, rendelenmiş soğanı, ufalanmış ekmek içini, ince kıyılmış maydanozu, tuz, karabiber ve kimyonu bir kaba alalım. Özleşene kadar iyice yoğuralım. Köfte harcından yuvarlak ve yassı köfteler hazırlayalım. Köfteleri bir kenarda bekletelim.Patlıcanları, 1 çorba kaşığı şeker ve tuz ilave edilmiş suda 20 dakika bekletelim. Daha sonra patlıcan dilimlerini yıkayıp, kurulayalım. Kızgın sıvı yağda patlıcanları hafifçe kızartalım. Alta patlıcan dilimi, üste 1 adet köfte ve en üstte patlıcan dilimi gelecek şekilde dizelim.Ayrı bir tavaya yarım kahve fincanı sıvı yağı alalım. Küçük doğranmış soğanı ve dövülmüş sarmısakları pembeleştirelim. Rendelenmiş domatesi ekleyip, 2 dakika daha pişirelim. Tuzunu ayarlayalım. 1 su bardağı suyu ve şekeri ilave edelim. 1 dakika daha kaynattıktan sonra tavayı ateşin üzerinden alalım.Fırın tepsisine dizdiğimiz patlıcanların üzerine bu sosu dökelim. 15 dakika fırında pişirelim. Üzerine ince kıyılmış maydanoz ve nane serperek servis yapalımAFİYET OLSUUUUUUUUUUUUUUUUUUUN

KURU DOLMA

"İlk defa etkinlik yapacaktım el ayak bende birbirine dolaşmış durumda nelere neler geçti aklımdan ne tarifler en sonunda Kavurmalı pilavda ve kuru dolmada karar kıldım. Gülmeyin öyle yandan yandan kolay diye değil hiçbirisi yaaaaaa. Ben uğraştım güzel de oldu …Etkinlik sahibemiz (http://www.wilderrose.blogspot.com/) sonia’ya teşekkürlerimiz sunuyor kolaylıklar diliyorum…Ve İşte ETKİNLİKLERİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİM"

http://tahtakasik.blogspot.com/

MALZEMELER:· 1 Su bardağı Pirinç· 5 adet Kuru Patlıcan· 5 adet Kuru Biber· 300 Gr Kıyma· 2 Soğan· Maydanoz· 2 Kaşık Biber Salçası· Toz biber,Pul Biber,Tuz· ½ Çay Bardağı YağYAPILIŞI:Pirinçleri yıkıyoruz, Maydanoz ve biberi doğruyoruz. Bu arada kuru dolmalıklarımızı kaynar su içine bastırıp yumuşamalarını sağlıyoruz. Daha sonra tüm malzemeyi karıştırıp, dolmalıklarımızın içine doldurup, tencereye diziyoruz ve kaynar su ekleyerek pişiriyoruz… AFİYET OLSUUUUUUUUUN

KABAK MÜCVER

"Merhabalar;Günlerdir Serpil'ciğimin (Cafegusto) etkinliği için düşünüyorum ne hazırlasam diye. En sonunda buldum... hazırladım fotoları çektim ve seçtim.Nasıl olsa vakit var diye ben gerneşip duruyorum... Aaaaaaaaaaaaaaaaaaa oda ne 15 son günmüş nasıl bozum oldum. Yılmıyorum yine de yollayacağım tarifleri. Serpil isterse yayınlar. Ben boynumu büküp dayanırım kapısına...İki tarifimde çok basit ve lezzetli. Benimde en çok sevdiğim bir konu seçmiş arkadaşım kendisine tşkler ediyorum...."


Merhabalar,
Ben sevgili Esra'mız için Onun kabak mücver tarifini uygulamaya çalıştım.Tarif aynen onun anlattığı gibi bu yüzden tekrar yazmıyorum.Onun yerine Esra'mın bana bıraktığı yorumlardan birkaç tanesini buraya yazmak istiyorum.Onunla ilk olarak kedişlerimiz dolayısyla konuşmuştuk.Şimdi hem kedişlerini hem de bizleri bırakıp gitmek zorunda kaldı.
chatboxuma bıraktığı onunla tanışmama neden olan yazısı:27 Mar 07, 11:58esra: "merhaba hayırlı olsun bloğunuz kediye bayıldım benimde kedim var ve kedi gördüm mü yapışıyorum cama o yüzden sevgiler" 27 Mar 07, 11:57 esra: "merhaba hayırlı olsun bloğunuz kediye bayıldım benimde kedim var ve kedi gördüm mü yapışıyorum cama o yüzden sevgiler"
esra(büyüleyenmutfak9 dedi ki... "MERHABAANNEM GÖRMELİYDİ BU ÇİÖEKLERİKESİN BAYILIRDIÇOK GÜZELLERMAŞALLAH :):):)NAZAR DEĞMESİNSEVGİLER"
18 Nisan, 2007 00:26
OZAY dedi ki... Sevgili Esra,seninle birçok ortak yönümüz çıkacak gibiye benziyor.En birincisi kedişlerimiz.Annene çiçeklerimden göndermesem de kucak dolusu sevgiler gönderiyorum tabii sana da.:-)
19 Nisan, 2007 11:29
07 Mayıs, 2007 22:45 OZAY dedi ki... Esracığım benim bayıldığım bı tatlı .üNİVERSİTEDE OKURKEN EŞİM BANA İZMİRDEN TAŞIRDI.ARTIK BEN KENDİM YAPIYORUM.BU SEFERDE YIYEMIYORUZ.ADALETE BAK YANI.OPTUM SENI.
08 Mayıs, 2007 09:57 esra(büyüleyenmutfak) dedi ki... "merhabainanki hiç enginar yemedimama o kadar çok tarifini gördüm kidenemek kaçınılmaz artık diyorumellerine sağlık canımsevgiler"
15 Mayıs, 2007 22:15 OZAY dedi ki... Esra'cığım hemen denemelisin üstelik çiğinide limonla tavsiye edebilirim.SEVGİLERİMLE.İYİHAFTA SONLARI
esra(büyüleyenmutfak) dedi ki...
"merhaba canımyoğunluğumdan dolayı gezemiyordumooooooooooooooooooooooneler neler olmuşaybike size gelmişne de hoş olmuşresimelere bayıldımo bahçeyi gördüjkten sonrabirgün yolum izmire düşerse başının belasıyım haberin olsun canımöptüm kocamanbu arada allah kavuştursun hülyacımlasevgiler"
16 Haziran, 2007 15:45 OZAY dedi ki... Canım Esracım bende beni unuttun sanıyordum.İzmir'e beklerim.Sana güzel bir pazar dilerim.SEVGİLER.
17 Haziran, 2007 01:40
esra(büyüleyenmutfak) dedi ki... "OHHHHHHH sende kaç bakalım:):):):)
iyi tatiller canımsevgiler"
01 Temmuz 2007
esra(büyüleyenmutfak) dedi ki... "merhaba; canım öncelikle hoş geldinkabak çiçeği dolmasını bende ilk defa kasabamda gördüö her sabah 6-7 tane oluyor onu hemen dolduruyorlar. dolaba atıyorlar afiyet bal şeker olsun canımsevgiler kocaman öptüm"
22 Eylül, 2007 00:07 OZAY dedi ki... Hoşbulduk canım ,hemen doldurulup dolaba atılmasıda guzel fıkır cunku cıcekler kapanmadan doldurulmalı.Sana guzel bır hafta sonu dılıyorum.Kucak dolusu sevgiler..Opuldunuz.
22 Eylül, 2007 16:47
esra(büyüleyenmutfak) dedi ki... "merhabacanımgerçekten istedi canımellerine sağlıknerden aklına geldieskiden sadece sokakta satılırdı:):):)sevgiler"
MALZEMELER:3 Adet Kabak1 Adet Kuru Soğan1 Çay Bardağı Süt1 Çay Bardağı Ayçiçek YağıBaharatlar ve TuzAlabildiğince UnMaydanozYAPILIŞI:Kabaklar rendelenir.Soğan rendelenir ve suyu süzülür, maydanoz doğranırsüt ve baharatlar eklenirAlabildiğince Un eklenir(kek kıvamında olacak)kızan yağda 1 yemek kaşığı konarak arkalı önlü kızartılır.AFİYET OLSUNNNNNNNN

KUZU TANDIR

"Merhabalar, Son günlerde hangi programı açsam ya da yemek hakkında sağlıkla ilgili bilgiler veren hangi sayfayı açsam karşıma kuzu etinin faydaları çocuklar için gerekliliği çıktı. Ben de markete gittiğimde bolca kuzu eti aldım. Kevgir için de konu paylaşımı yaparken bana et yemekleri düştü. Çok fazla çeşit yapamadım belki ama az ve öz oldu. Bu kadarcık yemekle bile ben kararımı verdim. Evet kuzu eti.Son bir kaç senedir kırmızı ete olan düşkünlüğüm körelmiş olsada bu yemekler beni fazlasıyla memnun ve mutlu etti. Dosya için bu kadar kuzu etiyle yapılmış yemekde yeyince taktir edersiniz ki meeeeeeeeeeeee lemek şart oldu. :)"
Demişim kevgirde.... Ben kevgirden tariflerimi seçip yayınlıyorum bazen sizler için, olur ya belki oralara bakmamışsınızdır mahrum kalmayın diye...
Kurban bayramı da yaklaşırken gönlüm bu iki yemeği es geçmek yana değildi. O yüzden allayıp pullayıp tekrar piyasaya sürüyorum.
Tarifleri denerseniz memnun kalacağınızdan eminim..."

Sizlerlebirlikte olmak ve Esra için bir yemek hazırlamak benim için büyük birzevkti. Esra'nın tarifinide çok beğendim çok lezzetli bir kebap oldu.Bundan sonra hep bu tarifi Esra'yı anarak pişireceğim. Kevgir EsraÖzel sayısında emeği geçen herkesin ellerine sağlık, kolay gelsin.
KUZU TANDIR: (Bakınız resim yukarda) :):) Kuzu tandırı Zerrin'in sayfasında ilk gördüğüm günden beri denemem lazım diyordum en sonunda kuzu etiyle yapılmış tarifler yapmam gerekince hemen karar verdim yapmaya iyiki denemişim. Nefis bir lezzettarifin aynısını uyguladım... tarif şöyle diyor; Malzemeler: Kuzu ön kol (ben yarım kilo için tarif veriyorum) kemiğinden ayrılmış. Kasabınızdan özel olarak isteyin. 1/2 çay bardağı zeytinyağ 1 yemek kaşığı limon,Tuz 1/2 su bardağı sıcak su Hazırlanışı: 1) Eti fırın tepsisine yatırıyoruz. Bir bardak içinde zeytinyağ, limon ve tuzu karıştırıyoruz. Etin her tarafına bu karışımdan sürüyoruz. Hem altına hem üstüne. Sonra 130 derece fırına sürüyoruz. 30 dakikada bir etin tersini çeviriyoruz. 5 defa ters yüz ederek 2,5 saat fırında pişiriyoruz. Suyunu salıp çekmesi lazım. 2) Fırından tepsiyi çıkarıyoruz. Sıcak suyu ete ekliyoruz. Sonra üzerine folyo örtüp 1,5 saat daha pişiriyoruz. Sonra çıkarıp didiyoruz. Ben servis yapmadan önce didilmiş şekilde biraz daha fırına sürdüm. üzeri daha güzel kızardı.Yumuşacık bir etimiz oluyor.

KUZU HAŞLAMA



Esra'yı bana yazdığı güzel yorumlarıyla tanıdım. Daha sonra neşeliyazılarının müptelası oldum:)) En canım sıkkın olduğu zamanda bileonun sayfasında yüzümü güldürecek birşeyler olduğunu bile bile gittim.En çokta öğrencilerini kendi çocuğu gibi sevmesini sevdim. OAtatürk'ten aldığı bayrağı onurla,gururla ve hakkıyla taşıyan sayılıinsanlardandı. Allah yattığın yerde dinlendirsin arkadaşım. Umarımartık acıların son bulmuş, huzura ermişsindir. Sevgiler....

MALZEMELER:4 Adet Kuzu Gerdan (kemikli)3 PatatesTuzPul BiberSarımsak(İstenirse)YAPILIŞI:Etler düdüklüye üstüne geçecek kadar su iel konur ve kapağı kapatılmadan 15 dk kaynatılır. Bu arada Biriken köpüğü alınır. Daha sonra patatesler soyulur. Haşlanırken ezilmesin diye 2'ye bölünerek konur ve düdüklünün kapağı kapatılır. 30 dk kadar haşlandıktan sonra yemeğimiz hazır. Pişen yemeğe tuzu atılır. Servis edilirken istenirse dövülmüş sarımsak ve pul biber ilave edilir.AFİYET OLSUUUUUUUUUUUUUN

KABAK DOLMASI

"Merhabalar;
Kevgir için konum belli olduktan sonra hummalı bir çalışmaya giriyorum. Her defasında büyük bir sevinç ve özenle yapıyorum herşeyi.
Bu ay dolma olsun dedik ramazanın da vesilesi ile. Dolma benim için vazgeçilmezlerdendir. Şöyle bir düşününce 2-3 gün üst üste bıkmadan yerim diyorum. Bu ay da konu dolma olunca benim evden uzun süre dolma kokuları yükseldi. Komşularda alıştı artık her ay bir konu üzerine yemek yapmama, hem bana tarifler, akıllar veriyorlar, hemde hep beraber yiyoruz yemekleri. Çoğu zaman onları denek olarak kullanıyorum :)... Genelde beğenirlerse sizlere sunuyorum.
Kevgirde yayınlanan dosyamdan bir kaç tarif vermeden geçemedim."


MALZEMELER:4 Adet kabak300 Gr kıyma2 sb pirinç2 kaşık salça1 domates2 biber1 soğan1 sb ayçiçek yağıyarım demet maydanoz...YAPILIŞI:Kabaklar yıkanır ve büyüklüğüne göre 2-3 e bölünür içleri oyacakla ya da kaşık yardımıyla oyulur.Dolma malzemesi; kıyma,pirinç,salça,domates,biber,soğan,maydanoz ve yağ karıştıralarak yoğrulur. Kabaklar doldurulup tencereye dizilir. Sıcak su eklenrek pişirilir. AFİYET OLSUNN

RULO KÖFTE


MALZEMELER· Yarım Kg Az Yağlı Kıyma· 2 Yumurta (Birinin Akını Üstü İçin Saklayın)· Hazır Köfte Harcı· Toz Biber, Pul Biber, Kekik· galeta unu· 1 su bardağı suİÇİ İÇİN:· 4 Orta Boy Patates· 1 su Bardağı Rendelenmiş Kaşar· Yarım Su Bardağı Bezelye· Toz Kırmızı Biber ,Tuz· 1 Kaşık SalçaYAPILIŞI: Köfte malzemelerini (kıyma,baharatlar yumurtalar, hazır köfte harcını ve galeta unu ve su) koyu kıvamda bir harç olacak şekilde karıştırın haşlanmış ve soyulmuş patatesimizin içine kırmızı toz biberi kaşarı,salçayı ve bezelyeyi ekleyip karıştıralım Tepsinin altını yağlayalım köftemizi tepsi içinde elimizle yayarak açalım ortasına hazırladığımız patatesli harcı koyalım köftenin uçlarını birleştirelim(rulo pasta gibi dış görüntüsü olacak) en üste yumurta akını sürelim tepsiye azıcık kaynamış su koyup 200 derecede pişirelim umarım beğenirsiniz. AFİYET OLSUUUUUUUUUUUUN

POŞETTE KÖFTE
"Ben bu poşette bir şey pişirme işine taktım. Ama ne yapayım hem kolay hem de çabuk pişiyor lezzetlide oluyor çünkü kendi buharında ve suyunda pişiyor tavsiye ediyorum…"


Canım Esra'm blog dünyasında benim için çok özel bir yere sahip-ti demiyorum çünkü hala öyle. İlk blog açtığım sıralarda sürekli sayfasını ziyaret ettiğim kişilerden biriydi. Sürekli mesaj yazmak ister ama kıdemli ve ağır bir yeri olduğu içinde çekinirdim "ya beni önemsemezse" diyerek. Hadi diyerek kendi kendime, yazdım ilk mesajımı. O da ne, nasıl sıcak nasıl samimi. İnanamadım, bu kadar güzel ve kocaman bir yürek varmıydı hemde sanal dünyada...Onu çok sevdim ve sürekli ondan cesaret aldım.

Aramızdan ayrıldı ama biliyoruz ki asıl ayrılma artık adını hiç kimseler anmadığında olur. Ama bizler onu çok sevdik ve biliyorum ki adını anmadığımız bir an olmayacak. Tarifini bu biçimde yapmak istemezdim, "Esra yaptım tarifini" demek, ondan bir cevap almak isterdim...Ama eminim ki o zaten biliyor olacak...Aynen aktarıyorum tarifi, "beğendin mi Esra'm...

MALZEMELER:·
300 Gr Kıyma·
1/3 Paket Köfte Harcı·
1 Fincan İrmik·
1 ve ½ Çay Bardağı Su·
4 Adet Patates·
1 Kaşık Salça·
Kekik,Toz Biber, Tuz·
2 Yemek Kaşığı Yağ

YAPILIŞI:Kıyma, Hazır Köfte Harcı, irmik ve su karıştırılır köfte haline getirilir. (ben bir gece beklettim çok lezzetli oldu ) Patatesler soyulup yıkandıktan sonra büyük büyük doğranır salça,yağ ve baharatlarla harmanlanır. Poşetin içine konur köfteler de poşete konur. Üstüne 1 Çay Bardağı kadar sıcak su eklenir. 200 derecede 50-60 dk pişirmek yeterli oluyor. AFİYET OLSUUUUUUUUUN

TAVUK KÖFTESİ VE PÜRE


"Yarın karne günü… hepsi etrafımda “doldu mu karneler zayıf var mı? “Soruları. Benden cevap“ yavrum sen bilmiyor musun zayıfın olup olmadığını?”Hepsinde ayrı bir heyecan (zayıfı olanlarda korku ve hüzün ağırlıklı notları güzel olanlarda kıpır kıpır sevinçler) .Hele 1. sınıfların mutluluları onların ilk karneleri…Yarın hepsi karnelerini kapıp göstermeye çalışacaklar bana ben de o güzel karneleri görünce ; ooooooooooo, aman allahım,ne güzel notlar bunlar ,aferin taktir almışsın, teşekkür almışsın, çığlıklarıyla inceleyeceğim (gerçekten çığlıklarla çünkü büyük tepkilere ,müthiş mutlu oluyorlar). Halbuki notlarını ben doldurdum , karnelerini ben yazdırdım, programdan taktir, teşekkür alanların isimlerini çıkarıp ben tespit ettim… bunu bile bile geliyorlar. Onlar için çok önemli gösterilen tepkiler, güzel sözler bunun için tam bir dönem çalışıyorlar ve hiçbir hediye ağızdan dökülen gurur sözcükleri ile mukayese edilemez çocuklar için, etmemelide en önemlisi budur…Sonra gözlerim takılacak mahzun mahzun bir kenarda oturan çocuklara çığlıklarla sevinçle karnesini inceleyen ve bizlerinde onlara katılmasıyla artan coşkunun içinde olmak isteyen çocuklara, getirin bakalım karnelerinizi diyeceğim onlara da sıkıla sıkıla tutuşturacaklar karnelerini ellerime ben söyle bir bakıp “hıııııııımmmmmmmm olmamış ama olacak, sana inanıyorum sen bunların hepsini düzeltip canavar gibi olacaksın canavarım benim” diyeceğim o kırıklık yok olacak içlerinde ve müthiş ümit ve heyecanla “ ben de yapacağım ben de alacağım” diyerek gidecek bir sürü sözler verecekler… Gerçekten bir çoğu bir azmi gösteriyor gösteremeyeninde canı sağ olsun oda benim yavrum…Bu manzara hiç değişmiyor arkadaşlar o kadar mutluluk verici bir şey ki aslında o gürültüye o kadar alışmışız ki 2 hafta geçmiyor çocuklarsız.Kırıkları bile olsa onlar sizin kıymetlileriniz… Mutlu edin onları yinede, daha önlerinde 4 ayları var. DüzeltirlerUrfa’dan Kayseri’ye çıkmıştı babamın tayini. Ben lise1 de idim yeni bir şehir. Ders yükü çok daha fazla uyum sağlayamadım ve 2 dersten sınıfta kaldım. Sonra sınıf tekrarı söz konusu oldu. Okul öğrenci sayımız çok fazla etme dedi, babam bu kız okumayacak otursun evde dedi… Hem okul idaresi hem babamın sözleri dünyamı karartmıştı. Ama bu sürede tam bir anne aslan gibi davranan annem ortalığı birbirine kattı. Gidecek dedi ve çok mücadele verdi… Her iki kurumuda zor bela ikna ettikten sonra ben lise1’i tekrar okudum. Ama azmimi görmeli idiniz annemin yüzünü kara çıkarmamam gerekiyordu. Hiç zayıfsız geçtim ve şu anda 11 yıldır öğretmenim. Hepsi bana sonuna kadar inanan annem sayesinde hiçbir hediye annemin inancı ile ölçülemezdi.Aslında koca insanlarız ama hala yaptığımız her pasta börekten sonra yorumlarımızla birbirimiz ayakta tutmaya çalışıyoruz. Bu da bir çeşit manevi itekleme değil midir.? İtekleyin beni arkadaşlarrrrrrrrrrrrr…"


Esra'cık aramızdan ayrılıp, başka diyarlara göç etti. Onu, hep yazılarındaki gibi, şen, hayat dolu olarak anacağız. Ruhun şad olsun Esra. Nurlar içinde ol.
Lezzetli ve hoşa giden bir köfte deneyin pişmanlık yok…)))… Benim ani misafirlerimde kurtarıcı yemeğimdir.
MALZEMELER:Köfte İçin:· 300 gr Tavuk Göğsü· 1/3 Paket Köfte Harcı· Galeta Unu· 1 Yumurta· 4 Adet Sarımsak· Kırmızı Toz Biber· 1 Kaşık Sıvı YağPüre İçin:· 5 Adet Orta Boy Patates· 2 Kaşık Tereyağı· 1 Su Bardağı SütYAPILIŞI:Tavuk göğsünü rondola çekip kıyma haline getiriyoruz. Sonra tüm köfte malzemelerini yoğurup köfte haline getiriyoruz. Yağlanmış tepsiye dizip fırına veriyoruz. 175 derecede 45 dk da pişiyor.Püremiz için patatesleri soyup doğruyoruz, tencereye patateslerin üstünü geçecek kadar su koyup pişmeye bırakıyoruz. Suyunu çekip piştikten sonra ağır ateşte önce tereyağını koyup sonrada sütümüzü yavaş yavaş ekleyip püreyi iyice çırpıyoruz. Sütü çekince ateşten alıyoruz… AFİYET OLSUUUUUUUN


İÇLİ KÖFTE
"Sabah uyandım ve elektrikler kesikti. Oyalandım, sobayla uğraştım, anneme sataştım, kediş eve geldi onun karnını doyurdum yok vakit geçmiyor… Kahvaltıyı hazırladım ama olmazki ben TV siz kahvaltı edemem ki ne zormuş yaaa…Küçüktüm tv saat 18.00’de açılırdı 5 dk kala saniyeleri saymaya başlardım… O ilk açıldığı andaki haberleri izlemek bile ne zevkliymiş… Heidi’nin, annesini arayan küçük Mark’in başlamasını beklemek bile ayrı zevkti. Vikinglerde Viki’nin yeni fikirlerini heyecanla beklemek… Heidi’nin dedesinin yaşadığı dağların aynısından annanneminde olduğunu bilmek(bunu daha sonra anlatırırm)…Şeker kız Candy’nin tekerlemelerini arkadaşlarımla tekrarlamak ve ona hep kötülüğü dokuna Lisa’ya sinir olmak Annesini arayan zavallı Mark’ın haline bakıp annemin olduğuna şükretmek… Adile teyzenin masallarını dinledikten sonra annemin Esraaaaaa uyu bakalım diye seslenmesi ve içinden “Allahım ya bir gün olsa unutsa uyuma vaktimin geldiğini” diye düşünüp her gece istisnasız ağlayarak uyumaya gitmem.Hafta sonlarını iple çekerdim çünkü o günlerde hem tv erken açılıyordu. Hem de ben daha uzun süre seyredebilirdim. Atlantisden gelen adamın özüne dönme çabaları, 21. yüzyılda kahramanın dünyaya dönme çabaları Tatlı cadıda Samanta’nın burun hareketlerini taklit etme çalışmaları… bu dizileri heyecanla beklerdim…Tam o günlerde Almanya da çalışan ev sahibimiz renkli tv almıştı. Zihnimde bile canlandıramıyordum. Renkli tv’yi ekranın çizgi çizgi renkelerden oluşmuş olduğunu düşünüyordum. Heyecanla evlerine gittim şok renkli tv gerçek hayattaki renklerin tv ye yansıması imiş çok sevmiştim çokkkkkkkk.Annemi yolculadıktan sonra dün beraber yaptığımız içli köftelerden yaptım birkaç tane. Oturdum kanepeye aldım elime kumandayı ohhhhhhhhh ceryanlar gelmişti Açtım tv yi ama yok hiçbir şey yoktu… Eskinin tadı tuzu yok yaaaaa sadece laf kalabalığı o kadar…İçli köfte demişken işte içli köfte tarifi ben yedim ohhhhhhh (thesuuur canımcım bu içli köfte sana gelsiiiiiiiiin) Dumanı bile üstünde he he he"



MALZEMELER:· 1 Kg Kıyma· 1 Kg Soğan· 1 Kg ince Köftelik Bulgur· Yarım Demet Maydanoz· Kimyon,Tuz, Karabiber, Pulbiber,· 2 Kaşık Biber ve 1 Kaşık Domates Salçası· 1 Yumurta· 2-3 Kaşık Un· 2 Kaşık YağMALZEMELER:Soğanları ince kıyıyoruz biraz kavurduktan sonra kıymayı koyuyoruz içine Piştikten sonra 1 er kaşık salça, baharatlar ve maydanozu koyup kavuruyoruz.Donması için iç harcımızı dolapta bekletiyoruzDiğer yanda bulgurumuzu su ile ıslatıyoruz dinlenmeye bırakıyoruz… Kabaran bulguru un ile havalandıra havalandıra karıştırıyoruz.İçine yumurtayı, bir miktar kimyonu, 1 Kaşık biber salçasını, Toz biberi koyarak bulgurumuzu birbirini tutana kadar yoğuruyoruz. Yumurta büyüklüğünde parçalar alıyoruz incelterek içini oyar gibi hazırlıyoruz kıymalı harcımızdan koyarak kapatıyoruz. Hepsini bitirdikten sonra haşlanmış olarak ya da arzuya göre kızartarak afiyetle yiyoruz… AFİYET OLSUUUUUUUUUUN

MANTARLI TAVUK

"Hatırladım çok güldüm…Babamın Urfa’ya tayini çıkmış… o kadar yalnızlık ve sıkıntı çekiyoruz ki… Ben 5. sınıfa gidiyorum. Kardeşim 5 Yaşında… Babam evde oyalanalım diye bize tavuk almış. Bir tane de horoz. Horoz geldiğinin 2. günü elimdeki ayakkabıyı, tavuklarından biri sanıp kafamı gagalamıştı. ))))))))))). Oooooooo çığlıklarım mahalleyi sardı. O manyak horoz bana ve evdekilere saldırıp durunca, kestik yedik. Ondan kurtulduk… he he he…Tavuklar başsız kalınca, evdeki 3 eleman 3 tavuğu paylaştık. En güzel tavuk kardeşime, en besili tavuk anneme, en kara, en cılız ve en yabani tavuk bana… Tavuk o kadar yabani ki sabah görüyoruz akşama eve üstü başı darmadağın kan revan içinde falan geliyor… Tavuk değil mafya resmen ya da ben mafya olduğundan şüpheleniyorum, ödüm kopuyor tavuktan.Bana bu kötü tavuğu vermelerini hırs yaptım, peşinden gittim ve onu mafyanın elinden kurtardım )))))))))))).2 ayın sonunda tavuk beni okula bırakıp eve geri döner hale gelmişti. Bütün gün peşimde dolaşırdı. Yanımdan bir türlü ayrılmazdı. Nasıl yaptım bilmiyorum. Sanırım 1 ay boyunca gözlerimi tavuğun gözlerine dikip “sen benim arkadaşımsın yanımdan ayrılma” dememin etkisi oldu. Hayatım boyunca beynini yıkayabildiğim ilk ve tek canlı.1 Yıl boyunca tavuğumla dillere destan günler geçirdik. Beraber koştuk, beraber yüzdük, beraber, damdan atladık, beraber duvarda yürüdük, beraber uyuduk. Bu arada Kardeşimin güzel tavuğu hastalandı ve öldü. Annemin besili tavuğunu kestik 3 gün pişirdik. Hayatımızda rastladığımız en kart tavuktu. Benim tavuk benim kendimi öldürme tehditlerim sonucu birkaç hafta yaşadı. Ama o garibimin sonu da kesilip yenmek oldu.He he bende yedim tabi. Yemedim diyeceğimi düşündünüz di mi. Arkadaşlık bir yere kadar tavuk etini severim…)))))))))))))))))))) Şaka bir yana yersem onun bir parçasının hep içimde olacağına inandırdılar beni. Ben hala ondan aldığım proteinlerle yaşıyorum…))))))))Tavuklarla böyle yakın anılarım olmuştur. Korkmayın size de arkadaşım diyorum ama sizi asla yemeyeceğim. Ya da en sonunda kedişi de yemeyeceğim.Aslında blogcular olarak resimden bile anlayabileceğiniz bir tarif amaaaa. Ben tarif arayan arkadaşlar için tarifi ekleyeyim… )))))))))). Güzel bir mantarlı tavuk…(bu tavukla herhangi bir dostluğum olmamıştır)"



Sayfasına hiç gitmedim nasip olmadı belkide ama arkadaşlarda adını görürdüm..Vefatını duyunca çok üzüldüm inanın..Gepegenç üstelik öğretmen üstelik aydın bir insanlık...
Tesadüfen öğrendiğim gece hemen sayfasına gittim..Kendisi için açılan taziye defterinede yazdım..Bu tarifimde onun sayfasından aynen uygulandı..Daha öncede mantarlı sote yaptım ama bu sevgili Esra için özel oldu..Onun sayfasını açıp tezhahta yazılarını takip ederek uyguladım...Ve hayran oldumki o ne uslup o ne güzel anlatım sanki karşımda biri oturuyor..
Lütfen onun sayfasına gidin gitmeyenlerde hemen uğrasın sayısız eşsiz lezzet tarifleri var..
Mekanın cennet olsun Esra'cım..Allah c.c. ailene sevenlerine seni çok seven blogcu dostlarına sabır versin..Cennetinde buluştursun sizleri AMİİNN..
MALZEMELER:· Yarım Kilo Mantar· Yarım Kilo Kemiksiz Tavuk eti.· 4 Adet Domates· 4 Adet Biber· 3 Yemek Kaşığı Yağ· Tuz, Kırmızı BiberYAPILIŞI:Tavuğu istediğimiz şekilde doğruyoruz. Mantarı çok ezilmemesi için 2 ye bölüyoruz. Ben beraberce tencerenin içine koyup suyunu salıp çekmesini bekledim bu arada lezzetleri birbirine karışıp pişti. Yağımızı da ekliyoruz.Biberleri iri iri doğrayıp pişen mantar ve tavuklarla kavuruyoruz. Kabukları soyulmuş domateslerimizi doğrayıp pişene kadar bekletiyoruz. Tuz ve baharatları ekliyoruz. Yemek hazır. AFİYET OLSUUUUUUN

PATATESLİ TAVUK


"Madem tavuk yemeklerinden başladım öyle devam edeyim dedim…Ama öncelikle nette dolaşırken bulduğum erkeklerin yemek pişirmedeki püf noktalarını sizlerle paylaşayım dedimÇok beğeneceksiniz neden bunları akıl edemedim diyeceksiniz…)))))ERKEKLERİN YEMEKLERLE İLGİLİ PUF NOKTALARI1-) Yemekleri daima tencerenin icinden yiyin. Boylelikle tabak kirletmemis olursunuz.2-) Asla sade pilav yapmayin. Domatesli pilav yaptiginizda altini tuttursaniz bile renginden anlasilmaz.3-) Mutlaka soganli bir yemek yapacaksaniz asla sogana dokunmayin. Ozellikle rendelediginizde elleriniz cok kotu kokuyor. Bunun yerine sogana ekmek tahtasiyla bes alti kez vurmayi deneyin, ayni isi gorur. 4-) Patates kizartacaksaniz soydugunuz patatesleri asla yikamayin. Kizgin yaga attiginizda cok kotu patliyorlar.5-)Yemekler asla kendi baslarina hareket etmezler. Sayet gecen ay yaptiginiz tavuk kendi kendine kimildamaya basladiysa kurtlanmis demektir. Sakin yemeyin.6-) Sebzeleri pisirdikce vitamin degerleri duser. Mumkun olduğunca oldugunca cig tuketin.7-) Karpuz tabaga koyulmamasi gereken bir meyvedir. Ikiye ayirip ortasindan kasikla yiyebilirsiniz.Tencere kapagi en mukemmel tabaktir.8-)Buzdolabinin sebzelik olarak adlandirilan kismi yemeyi dusunmediginiz seylerin saklanmasi icinidealdir. Bu bolume konan seyler nasil olsa bir sure sonra unutulur.9-) Sebzeligin kapagini sıkı kapatirsaniz çürüyen seylerin kokusu dolaba daha az yayilir.10-) Spagetti pakedini acmak icin pakedi ortasindan sıkıca kavrayin ve altini tum gucunuzle fayansa vurun. Pakedin ust tarafi yirtilacaktir. Belki bu islem sirasinda makarna unufak olabilir ama risk almaya deger. Ozellikle misafirlerin yaninda yapmanizi tavsiye ediyorum. Oyle daha guzel, bu size cok maco bir hava verir.11-)Sagda solda kulagima caliniyordu.Mutfak robotu denen bisey varmis. Birden icimi bir heyecan kapladi. Ulan madem bu isin robotu var ben niye kosturuyorum yillardir diye sinirlendim. Hemen gidip aldim bi tane. Eve gelip kutusundan cikardigimda itiraf etmeliyim ki hayal kirikligina ugradim biraz. Ben acikcasi ufo gibi bisey bekliyodum, bu bildigimiz tencerenin plastigi. Icinde de vantilator gibi bisey var. Bununla birlikte bi ton plastik zimbirti daha cikti icinden ama bi ise yarayacaklarini sanmiyorum. Neyse fisini taktim denemek icin bi tane sogan attim icine. Bakalim ne yapacak diye bekledim. Kabuklarini bile soyamadi salak. Paramparca etti birakti. Sinirlendim attim bi kenara yazdan beri duruyo orda.Bir ara yikayip vantilator gibi olan seyi bilgisayarima takmayi dusunuyorum. Belki fan olarak is gorur. Onun disinda tamamen para tuzagi.Ilerde cikarsa mutfak androidi almayi dusunuyorum..."


Dedıler kı Esra gıttı Fıdan.Yok dedım gıtmez gıdemez..Inanmadım gözumden akan yaslarıma 2 gun boyunca hakım olamadım..Ama bılıyorum kı, guzel ınsan hala aramızda.. Onun tarıflerı, onun guzel yemeklerının kokusu yanı onun mutfağının kokusu evımde... Hocam senı unutmayacağım, unutmayacağız. Hem dedığın gıbı sadece bır sure buralarda yoksun:) Esra cım bekle bızı orada teker teker geleceğız nasılsa... Neden bız boyleyız, severız ama soyleyemeyız, soylemez karsımızdakının anlamasını beklerız.. Esra duyuyorsun benı bılıyorum..Senı sevdım be hocam.. Tombıslığını, guzel kalbını, yazılarını... Ruhun şad olsun arkadasım.. Mekanın cennet olsun... Huzurla yat yenı mekanında..Yanındakı yenı dostların senın gıbı melekler olsun.. fidan

PATATESLİ TAVUK:· 2 Adet Tavuk Göğsü· 4 Adet patates· 1 Kaşık Salça· Kekik, pul biber, Toz biber, tuz· Yarım Çay Bardağı YağYAPILIŞI:Tavuk göğsünü uzunlamasına büyük büyük kestim. Patatesleri uzunlamasına doğradım, 1 Kaşık Salça, baharatlar, yağ ve sıcak suyu ilave ederek sosu yaptım patates ve tavukları üzerine dökerek harmanladım. Fırında pişirdim veeee yedim. AFİYET OLSUUUUUUN...


SHOARMA


"Geçen hafta sonu Şahender Teyzeyi ziyarete gittim. Kasabanın önde gelen hanımlarından biridir kendisi. Çoooooooook severim Şahender Teyzemi. Ameliyat olmuştu ve ben onu uzun zamandır ziyaret edemediğim için, biraz mahcup gittim yanına.Güzel bir gündü Sohbet, muhabbet vaktin nasıl geçtiğini anlamadık. Sıra ikrama geldiğinde “Esra sana ilginç bir şey yapacağım” dedi. Ben daha önce hiç yememiştim ilginç ve güzel bir yemekti. Akrabalarının ve çocuklarının tamamı neredeyse yurt dışında . Bu yemekte onların yaptığı yurt dışı menşeyli bir fastfood aslında. Yemek adını içine konan ve oradan gelen baharattan alıyor."
Ölümlü Dünya

Ben yaşamak istiyorum
gencim daha
Söyleyecek çok şeylerim var
İnsanlara ve Allah'a

Ben yaşamak istiyorum
Hayata doymadım henüz...
Birgün yarıda kalmış bir film gibi
bitecek mi ömrümüz?

Ben yaşamak istiyorum
şu ölümlü dünyada
Ölüm güzel olsada...

Ben yaşamak istiyorum
Hayat dolu ellerim,kalbim,başım,
Yaşamak için yaratılmışım.............

Ümit Yaşar Oğuzcan

Söyleyecek çok şeylerin vardı daha… Sen yaşamak içi yaratılmışsın…Seni hep yaşatacağız Esra…Seni hiç unutmayacağız…

MALZEMELER:· (Miktarlar herkesin kendi ayarlayabileceği biçimde olabilir zaten onlarda göz kararı yapmışlar)· Su· Süt· Sıvı Yağ· Maya· Un· Çok küçük kuşbaşı doğranmış et· Shoarma Baharatı (Buralarda yok sanırım siz bunu yerine istediğinizi kullanabilirsiniz)YAPILIŞI:Su , süt,sıvı yağ, maya, un yoğrularak yumuşak bir kıvamda hamur elde edilir. Mayalanmaya bırakılır. Etimiz Shoarma baharatıyla pişene kadar kavrulur. Mayalanan hamur cevizden az büyük bezelenir bezeler merdane yardımıyla ince bir biçimde yassıtılır. Tost makinesi ısıtılır. Hamurlar içine konarak kızarana kadar pişirilir. Pişen hamurlar ortasından yarılarak et içine doldurulur. Bir güzel yenir. Gerçekten lezzetli olmuştu. AFİYET ALSUUUUUUUUUUN

KÖFTE ÇELİĞİ


"İsmi bu yemeğin. Özellikle çalıştığım yerde çok sevilen ve kışları sıkça yapılan (sobanın üzerinde pişirmek için) bir yemek… Ben yapmadım ev sahibim yaptı,beraber yedik bende sizler için resimledim… belli bir ölçüsü yok herkes kendince bir ölçü kullanabilir."

http://uzakkose.blogspot.com

Sevgili Esra 'le son konustugumuzda Kayser'i mutfagini ve ozellikle kayseri mantisini cok begendigimi ve ogrenmek istedigimi soylemistim. Bana "canim sen hic merak etme, en bilenini bulur sana ogretirim. Hatta sana mantida postalardim ama simdi gumruge takilir olmaz" demisti. Cok tatli ve cok sakaciydi.

Huzur icinde uyusevgili Ogretmenim.

MALZEMELER:· 1 fincan ince bulgur · 1 fincan daha Kalın Bulgur· 1 fincan Kıyma· 1 adet soğan· Tuz.pul biber,karabiber,nane,kekik,kimyon· 1 Yumurta· Az Miktarda Un
YAPIŞILI:Bulgurari yikayin ve un haric diger tum malzemelerle karistirin. Bulgurlar dağılmayıp kofte kivamina gelene kadar yogurun Gerekirse icerisine bir miktar un ekleyin. Istedigniz kofte seklini verip cok az yagladiginiz tavada cok kisik ateste veya tost makinasinda pisirin.

AFİYET OLSUUUUUN

FIRINDA KARIŞIK KIZARTMA

"Merhabalar;Önecelikle hepiniz hoşgeldiniz. Buralarda daha yeniyim taşındım yoruldum. Sizin bana çay falan demleyip yemekler getirmeniz lazım ama yine de ben sizi yormayayım.Sevgili arkadaşlarım. Uzun, yorucu ve hoş uğraşlar sonucunda mevsime göre renk değiştiren şablon yepyeni barner ve bomba gibi tariflerle karşınızdayım.Buralarda yabancılık çekmemem için beni yalnız bırakmayacağınız umudunu taşıyorum.Blogcu arkadaşlarıma veda yemeği olarak hazırladığım yemeği sizlere hoşgeldin yemeği olarak sunuyorum. İşin özü en sonunda ben geldiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiimm.Sevgili Seda’cığımın davet ettiği severim oyununda sıra...Severim; 3 Hafta eve gitmedikten sonra, kapıyı açan annemin gözündeki özlem ve sevinç ışıltısını. (hiç kimse hayatta bana öyle bakamıyor)Severim; Okulun ilk açıldığı gün öğrencilerimin gözündeki azim ve ışıltıyı(bir kaç hafta sonra o ışıltıdan eser kalmıyor :) :) :)Severim; Okumaları için çok çaba sarfettiğim kız öğrencilerimin okul kayıtları yapılırken yaşadıkları tüm heyecanı bana bir solukta anlatmalarını.Ayol ben severim siz yaaaaaaa. Hatta çok gaza gelirsem yerim :)Arkadaşlar linkler için ayrı sayfa hazırlayacağım. Zor ve meşaktli bir iş unuttuğum falan olursa lütfen beni uyarsın ve linklerime ekleyeyim olur mu?"

http://eldaninannesi.blogspot.com/

Esra IcinInsan böyle bir durumda nasil baslamasi gerektigini bilmiyor, ama bensevgili Esra'nin yemeginin tarifinin yaninda sizlere kendisinin banabenim dogum günümü kutlamak icin yolladigi son yorumu da yayinlamakistiyorum asagida. Bu da zaten kendisinden aldigim son yorumdu:esra(büyüleyenmutfak) hat gesagt..."merhaba,,biraz gecikmelide olsa hoooop geldim doğumgününe... kaçırır mıyım?canım yeni yaşın kutlu olsun, mutlu huzurlu ve sağlıklı geçsin...30 dan sonra ne kadar hzılı yaş alınıyor di mi yaaaaaaaaaaasevgiler"17. November 2007 22:57Bu benim icin cok önemli, cünkü yazdiklarinda insani buruk eden birhüzün vardi sanki. Yazdiklarinda ama gercekten cok da hakliydi. Yanidemek istedigim, hem insani düsündüren hem de gülümseten bir yani varbu yorumun benim icin.Kendime sormadan gecemiyorum, ama icine de dogmus olamaz sanirimbizleri bu kadar kisa bir süre sonra terkedecegi ve Hakk'in rahmetinekavusacagini.Burdan tekrar kendisine Allah'tan rahmet, ailesine ve sevenlerinesabir diliyorum.Onun simsicacik cani gönülden yorumlarini cok özleyecegim, bu kesin.Yazilarimizin hüzünlü ve karamsar olmamasi icin dikkat ediyorum,hepimiz burda güzel birseyleri ayaga kaldirmak icin burdayiz veeminim, sonuc cok güzel olacak.Esra'miz icin bu özel sayi da bende yer almaktan cok mutlu ve gururluyum.Takip ettimde, yaklasik bir haftadan beri sevgili Selen'in de üzerinecok yük düsmüstü. Kendisini ve diger arkadaslari bu konudan dolayi coktakdir ediyorum ve kutluyorum.

MALZEMELER:· 2 Patlıcan· 1 Kabak· 2 Yeşil Biber· 2 patates· 1 Kırmızı Biber· 300 gr tavuk eti· ½ Çay Bardağı Ayçiçek Yağı· Kekik, Tuz, Pul Biber· 1 Kase YoğurtYAPILIŞI:Tüm sebzeler ve tavuk küp küp doğranır. Baharatlar ve yağ ile karıştırılarak yağlı kağıt serdiğimiz tepsiye konur. 200 derece de pişirilir.Yoğurt çırpılarak (istenirse sarımsak konur) tabağa konur. Üstüne fırından çıkardığımız kızartmalarımız konur. AFİYET OLSUNNNN

KIYMALI PATLICAN

"Yaptığım yemek çok basit ;2 Patlıcanı al alacalı soy uzunlamasına doğra ve kızart. Yerine “patlıcanı kızart”, ardından; 3 Adet patatesi soy yine azıcık kalın ama uzunlamasına doğra ve kızart yerine ; “patatesi kızart”. Kıymayı ince doğranmış 2 adet soğan, 2 yeşil biber 2 yemek kaşığı yağla birlikte kavur. Ardından kabukları doğranmış 2 domatesi ve 1 kaşık salçayı ekle. Varsa birazda maydanoz ekle ama maydanozu en son ekle ölmesin, yerine “ kıymayı kavur” ve tüm malzemeyi tencereye ekle yarım çay bardağı su ile bir taşım kaynat sonrada afiyetle ye , yerine “kat karıştır malzemeyi ye” diye kısa cümlelerle bu basit yemeği anlatabilirdim…Anlatmadım çünkü ben bu konuda özellikle uyarıldım tarifleri tam olarak yazar mısınız? lütfen diye. Dinnnnnkkk Bende jeton geçte olsa düştü.Blogdaki herkes yemek yapmayı az veya çok biliyor. Hatta bazılar sadece fotoğraflara bile bakarak yemek tarifi çıkaracak kadar maharetli. Ama sanırım en önemli noktayı unutuyoruz. Ya da kendi adıma unutuyorum. Bloglarımızı sadece blogerlar gezmiyor dışarıdan beni ziyarete gelen arkadaşlar da var ve onlar tarif ve anlatım arıyorlar. Ben blogu kurmadan önce bir şey yapmak istediğimde başvuruyordum bloglara. Ne çabuk unuttum.Amaç tam ve doğru anlatım olmalıBu arada ne pastacılık ne de aşçılık kursuna gitmedim (gitmeyi çok isterdim o ayrı konu) ismi değişik , malzemeleri hakkında hiçbir fikrim olmayan yemeklerde yapamadım…. (daha gıda boyası ile bir şeyler yapmayı dahi beceremiyorum ) ama yaptıklarımla , yapacaklarımla ve öğrenmeye tam gaz devam. Bir kişiye bile yardımcı olabiliyorsam ne mutlu banaHem belli olmaz belki bir gün aşçılık kurslarına bende giderim ismini bile söyleyemediğim yemeklerden yaparım. Pastacılık kursuna giderim gıda boyası ile gerçekten güzel şeyler yapabilirim…. Ha gayrettttttttttttttttBu arada yine çaktırmadan tarifi verdim yukarıda ilk paragrafta koyu yazı ile yazılmış kısımlar)))))) he he he"


Bu tarifi yazdığı gün iyi bir gündü sanırım Esra için... Yazısında bir neşe , bir heves var... Geleceğe dair planları, yapmak istedikleri, yaparken dikkat ettikleri var.. Yazısında çok şey var ama hüzün yok o kesin.. Ama ben bu yazıyı yazarken onun o günkü güzel modunu yansıtmaya ne kadar çabalasam da olmuyor... Kelimeler parmaklarımda otomatikman hüzne adresleniyor..
Dün akşam mutfağa girip bu tarifi uyguladığımda sanki yanıbaşımda sihirli değnekli bir melek ...

"2 Patlıcanı al alacalı soy uzunlamasına doğra ve kızart. Yerine "patlıcanı kızart", ardından; 3 Adet patatesi soy yine azıcık kalın ama uzunlamasına doğra ve kızart yerine ; "patatesi kızart". Kıymayı ince doğranmış 2 adet soğan, 2 yeşil biber 2 yemek kaşığı yağla birlikte kavur. Ardından kabukları doğranmış 2 domatesi ve 1 kaşık salçayı ekle. Varsa birazda maydanoz ekle ama maydanozu en son ekle ölmesin, yerine " kıymayı kavur" ve tüm malzemeyi tencereye ekle yarım çay bardağı su ile bir taşım kaynat sonrada afiyetle ye" diyordu ... Esra'nın bu yemek için verdiği tarif kulaklarımda çınladı durdu...
Ne güzel anlatmış ...Ben de onun dediklerini adım adım uyguladım... Onun kelimelerinden çıkan tarifin sonrasında işte özet olarak KIYMALI PATLICAN yemeği...

Malzemeler:
4 orta boy patlıcan ( Ben miktarı fazla tuttum , 4 kişilik pişirdim)
4 orta boy patates
kuru soğan
250 gr kıyma
3-4 adet sivribiber
2-3 adet domates (ben biber - domates yerine daha önce hazırladığım bu konserveden kullandım)
sıvıyağ
tuz-karabiber-kimyon-kırmızıbiber
1 yemek kaşığı domates salçası
maydanoz
Patlıcanları alacalı soyup, uzunlamasına doğrayıp kızartıyoruz. Patatesleri de soyup elma dilimi şeklinde doğrayıp patlıcanlardan sonra kızartıyoruz. Bir tencereye alta patlıcanları üste patatesleri diziyoruz.
Başka bir tencereye 1 kaşık yağ ile yemeklik doğradığımız soğanlarımızı soteliyor, renkleri pembeleşince kıymamızı ilave edip kavurmaya devam ediyoruz. Kıymamızın rengi oturunca biber, domates, maydanoz ve salçayı katıp, baharatlarını ekleyip yaklaşık 1 su bardağı sıcak su ilave ederek bir taşım kaynatıyoruz.Hazırladığımız kıymalı sosu patlıcan ve patateslerin üzerine döküyoruz. Kısık ateşte 15 dk kadar pişirip , Sevgili Esra'nın dediği gibi Afiyetle yiyoruz...

Esra'cım, bilmiyorum tam ve doğru bir anlatım oldu mu senin de belirttiğin gibi ama senin herkese yol gösteren , yardımcı olan tutum ve yazıların sayesinde biz çok şey öğrendik ...
İsmini bile söyleyemediğin yemekler yapacaktın ama ... yazamıyorum , söyleyemiyorum..
Ben bu kadar dayanabiliyorum dostlar...
Rahat uyu güzel melek ...

KÖFTE KEBABI

"Cuma sabahı annem aradı ve babannemin hastalandığını, bayıldığını veeve gelmemin iyi olacağını söylemesiyle ağlaya ağlaya eve geldim...Neyse ki babannem hemen doktora götürülmüştü ve bişeyciği yokmuş...Cumartesi sabah uyandım ve fettan fena üçkağıtçı Fatma ile okulun vekendi işlerimizi yapmak için çarşıya çıktık. Daha sonra bize CadolozHandan'da katıldı... Bol kahkahalarla süslü bir gün geçirdikten sonraeve dönmek için durağa geldiğimde arkamdan birinin "hocam" diyeseslendiğini duydum döndüm ve Özlem'i gördüm (özlem benim 1. sınıftanberi okuttuğum ve 8. sınıfı bitirene kadar yine derslerine girdiğimyavrularımdan biri) boynuma sarıldı çok mutlu oldum. Kayseri'de okulagelmiş ve bir özel yurtta kalıyormuş... (bizim evin hemen yanında)eve getirdim annemle tanıştırdım. Yemek falan yedik... Bu arada annemsordu "Esra nasıl öğretmendi" diye... Ben hemen kafamı çeviridm Özlembenden etkilenmesin diye hatta araya laf karıştırdım kendini zor durumda hissetmesin diye ama o soruyu cevapladı" keşke hayatıma giren bütün öğretmenlerim onun gibi olsaydı onu çok seviyorum" dedi annem hemen gururlandı ama ben özlem'in gözündeki sevgiyi görünce kendimi işte bu diye söylenirken buldumÖvülmek değil bunları yaparken almamız gereken sonuç... Gözlerindeki sevgi...O ve sekiz yıl hep yanlarında olduğum yavrularım doğum günlerim dahil hiçbir zaman beni yalnız bırakmadılar...Özlem'in bana yakın olmasına çok sevindim ben artık onu hafta sonları geldiğimde nereye gidersem oraya götürmeyi düşünüyorum... O benim yavrumOkumaları için harcadığım çabanın boşa gitmediğini görmek çok mutluluk verici...Umarım sonuna kadar devam eder..."

http://eyvahyemekyandiocakbatti.blogspot.com/

Sevgili Esramıza özel olarak yayınlanacak Kevgir Dergimizin bu ayki sayısı için Esranın Kaleminden güzel bir tarif....Canımız dostumuz Esramız (rahmetli demeye dilim varmıyor) dan bana kalan sadece onun bana yazdığı en son yorum..bunu burada sizlerlede paylaşmak istedim......

esra(büyüleyenmutfak) dedi ki...
"merhaba,canımcım ıspanak yemeyi özledim sayende krize bile girdimbeeeeeeeeeeeeeen ıspanaaaaaaaaaaak isterrrrrrrrimmmmmmmmellerine sağlık sevgiler"
17 Kasım 2007 Cumartesi 12:23
Arkadaşlar sanal alemi doğru kullanınca ne kadar güzel sıcacık dostluklar çıkıyor değilmi...İnanılacak gibi değil güvenmezken sanaldan kimseye birden bir bütün olduk tek beden olduk elbirliğiyle Zerrinimize sözümüzü verdik kevgiri yaşatacağız..Esramızdan kalan tek anı...Sevgili Esra Kevgirle yaşayacak....Ayrıca emeği geçen bütün arkadaşlarıma Teşekkürlerimi ve Sevgilerimi iletiyorum buradan....SEVGİLERİMLE

Tarifi Emine BEDER’in kitabından alarak yaptım sonuç değişik ve güzeldi tavsiye edilir…MALZEMELER:· 400 Gr Kıyma (Yağsız)· 4 Domates· 1 Yumurta· 1 Soğan· 4-5 Dilim Bayat Ekmek İçi (Ben Galeta Unu Kullandım)· Tuz, Karabiber,Köfte Baharatı· 4 Biber· 4 Çorba Kaşığı Sıvı Yağ· Kaşar Rendesi
YAPILIŞI:Bir kapta kıymanın içine yumurta sarısını, ufalanmış ekmek içini,tuzu ve baharatları ekleyelim. Soğanı rendeleyerek suyunu sıkıp posasını ekleyelim. Harcı iyice yoğurarak bilye iriliğinde yuvarlak köfteler hazırlayalım. Kızdırılmış yağda tavayı sallayarak köfteleri pişirelim ve tepsiye alalım.Ayrı bir tavaya sıvı yağı koyalım, rendelenmiş ince doğranmış biberi kızartalım ardından rendelenmiş domatesi ekleyip 2-3 dk pişirelim. Fırın tepsisindeki köftelerin üzerine gezdirelim. Üzerine kaşar rendesi ekleyip 200 derece fırında kaşarlar eriyene kadar pişirelim. AFİYET OLSUUUUUUUUN…

BİBER DOLMASI

"Merhabalar;
Kevgir için konum belli olduktan sonra hummalı bir çalışmaya giriyorum. Her defasında büyük bir sevinç ve özenle yapıyorum herşeyi.
Bu ay dolma olsun dedik ramazanın da vesilesi ile. Dolma benim için vazgeçilmezlerdendir. Şöyle bir düşününce 2-3 gün üst üste bıkmadan yerim diyorum. Bu ay da konu dolma olunca benim evden uzun süre dolma kokuları yükseldi. Komşularda alıştı artık her ay bir konu üzerine yemek yapmama, hem bana tarifler, akıllar veriyorlar, hemde hep beraber yiyoruz yemekleri. Çoğu zaman onları denek olarak kullanıyorum :)... Genelde beğenirlerse sizlere sunuyorum.
Kevgirde yayınlanan dosyamdan bir kaç tarif vermeden geçemedim."


http://yemegimle.blogspot.com/

MALZEMELER:½ Kg. Dolmalık Biber250 gr. Orta Yağlı Kıyma1 sb Pirinç1 Adet Orta Boy Soğan1 Demet Maydanoz2 Adet Orta Boy Domates
2 Tatlı Kaşığı Salça3 Diş Sarmısak½ Çay Bardağı Sıvıyağ1 Çorba Kaşığı Tereyağı veya MargarinTuz, Karabiber

YAPILIŞI:Ön hazırlık olarak biberlerin sap kısımlarını bir bıçak yardımıyle keselim. Kolay pişmelerini sağlamak için biberlerin alt kısımına bıçakla küçük bir delik açalım.Geniş bir kaba sıvıyağı alalım. Küçük küçük doğradığımız soğanı, pirinci, kıymayı, ince doğranmış domatesi, tereyağını veya margarini, 1 tatlı kaşığı salçayı, küçük doğranmış sarmısakları, tuz ve karabiberi ilave edelim.
Tüm malzemeler özleşene dek yoğuralım. Hazırladığımız bu içi, biberlerin içine dolduralım kestigimiz kapaklari yerleştirelim. Geniş bir tencereye biberleri dizelim. Kalan salçayı sıcak su ile karıştırarak tencereye ilave edelim (suyun biberlerin yarısı geçmeyecek seviyede olması gerekir).Kısık ateşte pişirelim. Ilındıktan sınra servis yapalım...

ET SOTE



GÜZEL ESRA HEP BİZİMLESİN
Hep yazdım hep anlatmaya çalıştım eksik kelimelerimle; blog dünyası sadece tariflerimi yayınladığım bir yer değil benim için diye… Bloglardan edindiğim sadece tarifler değildi çünkü.
Sayfalarına hayatlarını aktaran, bütün içtenlikleriyle sevinçlerini, hüzünlerini paylaşan, birbirlerine yardım eden ve bunu gönülden isteyerek yapan insanları tanıdım. Nice zamanlar gerçek dünyanın sahte yanlarını görüp de hep bu güzel insanların sayfalarına koştum; yazdık, anlattık, öğrendik, mutlu olduk, hüzünlendik..
İşte bu güzel gönüllerden benim için çok önemli birisi ESRA. Onun için geçmiş zaman ekleri kullanmak istemiyorum, onun için hüzünlü sözcükler sarf etmek gelmiyor içimden. Onunla yazışmalarımız hep neşe doluydu çünkü, yazdıkları her zaman içime enerji saçardı. Onu tanıdığım için, yolumun onunla bloglarımız sayesinde kesiştiği için kendimi çok şanslı hissediyorum. İyi ki seni tanımışım ESRA..
Şimdi Kevgir’de, onun dergisinde, onun yemeğini yaparak yer alıyorum. Her zaman birbirinden güzel tariflerini okudum, ondan ne çok şey öğrendim. Umarım bu güzel tarifini hakkını vererek yapabilmişimdir Esra’cım. Biliyorum, bunların hepsini hissediyorsun.

SENİ HİÇ UNUTMAYACAĞIM GÜZEL YÜREKLİ KADIN…SENİ ÇOK SEVDİM BEN.....

Gelelim Esra’nın tarifine, bu güzel yemeğe…
Esra’nın tariflerinden Et Soteyi yaptım ben. Onunki kadar lezzetli olmuş mudur bilmiyorum ama bu çok güzel bir yemek ve tadan herkes tarafından çok beğenildi. Et Soteyi ben de Esra’cım gibi şehriyeli pilav ile servis yaptım, ikisi birbirine gerçekten çok yakıştı.

üstünü kaplayacak kadar sıcak su ekleyip düdüklünün kapağını kapattım. 5 dk düdük açıkken 20 dk kapalıyken pişirip kapattım. Mmmm güzel oldu. Pilavın tarifine gerek yok herkes muhteşem pilavlar yapıyordur eminimmmmmmmmm. AFİYET OLSUUUUUUUUN

MALZEMELER:· 1 Kg Kuşbaşı et· 4 Adet Domates· 4 Adet Biber· 1 Kaşık Salça· 2 Kaşık Sıvı Yağ· Kekik,tozbiber,tuz· Pilav ))))YAPILIŞI:Eti düdüklüye koydum kendi suyunu salıp çekinceye kadar karıştırarak pişirdim. Sonra 2 kaşık yağı, salçayı,doğranmış biber ve domatesi, baharatları ilave ettim üstünü kaplayacak kadar sıcak su ekleyip düdüklünün kapağını kapattım. 5 dk düdük açıkken 20 dk kapalıyken pişirip kapattım. Mmmm güzel oldu. Pilavın tarifine gerek yok herkes muhteşem pilavlar yapıyordur eminimmmmmmmmm. AFİYET OLSUUUUUUUUN

TAVUK PANE

"Eminim zaten herkes şu ya da bu şekilde yapıyordur tavuğun panesini… Çorbada benimde tuzum olsun istedim."

http://serinmavi.blogspot.com/

Esra'nın blogundaki yemeklerden bana düşen Tavuk pane tarifi zaten sıklıkla yaptığım ve çocukların da çok sevdiği bir lezzet,ben maydonozlu patates ve kuzukulağı yapraklarıyla servis yaptım..Bu vesile ile Esramıza bir defa daha rahmet diliyorum Rabbimden

MALZEMELER:250 Gr Tavuk Göğsü1 Paket Tavuk Pane Harcı1 Paket Çıtır Tavuk Pane Harcı2 Kaşık Galeta UnuKızartmak İçin Yağ2 YumurtaYAPILIŞI:Tavuk göğüslerini kızartırken daha iyi pişmesi için rondoda kıyma haline getiriyoruz. Ardından bir tabağa pane harcını, diğer tarafta çıtır pane harcı ve galeta ununu harmanlayarak hazırlıyoruz. Tavuk kıymamızdan normal köfte büyüklüğünde alıyoruz önce çırpılmış yumurtaya sonra normal pane harcına ardından da çıtır pane harcına batırarak kızartıyoruz. AFİYET OLSUUUUUUUUUUUUUN…

POŞETTE TAVUK

"Hemen her gün güncellemeye çalışıyorum sayfamı herhalde bıkana kadar böyle tam gaz devam edecek (bıkacağımı zannetmiyorum ya neyse). Bugün annemin hafta sonları eve gittiğimde eşyalarımın arasına sıkıştırdığı poşetleri karıştırıyordum. Taaaaaa üniversite de öğrenciyken (13-14 yıl önce) bir gazetenin verdiği Emine BEDER’in yemek tariflerini içeren ufak tefek kitapları buldum. Çok sevindim aslında bende Emine BEDER’in hemen her yemek kitabı olsa da bunlarda farklı çooook tarif var. Deneyeceğim inşallah.Bugünkü yemek tarifim çok basit çok lezzetli çok çabukça hazırlanır."


http://cumartesimutfagi.blogspot.com/
Merhaba ben de bu ayki Kevgir Dergisinde tuzum olsun istedim. Aslında çok geç kalmıştım seçim yapmak için çünkü yorumlar bölümüne giremedim, nine ve zerrin sağolsun imdadıma yetiştiler benim seçeneklerimi ilettiler. Bana da poşette tavuk yapmak düştü. Esranın fotoları çok güzeldi, onun kadar olmasa da elimden geldiği kadar başarmaya çalıştım. Sonuçta benim de bir katkım olduğu için çok mutluyum. Bu organizasyonu düzenleyen herkese teşekkür ediyorum. Çok güzel bir düşünce bu...

MALZEMELER:· 6 Adet Tavuk Budu· 4 Adet Patates (siz eklemeler yapabilirsiniz)· 1 Kaşık Salça· Kekik ve İstenilen Baharatlar· 1 Adet Fırın Poşeti· 2 Kaşık Sıvı Yağ· Tuz
YAPILIŞI:Tavukların derilerini soyarız yıkayıp bir kenarda bekletiriz. Patatesleri büyük parçalar halinde doğrarız. Salçayı,yağı,baharatları,tuzu genişçe bir kabın içinde karıştırırız. Patates ve tavukları da içine koyup harmanlarız. Tüm malzemeyi fırın poşetinin içine doldurup fırında 200 derecede 50-60 dk pişirebiliriz. Yemek hazır. AFİYET OLSUUUUUUUUUUN…

KIYMALI PATLICAN

"Yaptığım yemek çok basit ;2 Patlıcanı al alacalı soy uzunlamasına doğra ve kızart. Yerine “patlıcanı kızart”, ardından; 3 Adet patatesi soy yine azıcık kalın ama uzunlamasına doğra ve kızart yerine ; “patatesi kızart”. Kıymayı ince doğranmış 2 adet soğan, 2 yeşil biber 2 yemek kaşığı yağla birlikte kavur. Ardından kabukları doğranmış 2 domatesi ve 1 kaşık salçayı ekle. Varsa birazda maydanoz ekle ama maydanozu en son ekle ölmesin, yerine “ kıymayı kavur” ve tüm malzemeyi tencereye ekle yarım çay bardağı su ile bir taşım kaynat sonrada afiyetle ye , yerine “kat karıştır malzemeyi ye” diye kısa cümlelerle bu basit yemeği anlatabilirdim…Anlatmadım çünkü ben bu konuda özellikle uyarıldım tarifleri tam olarak yazar mısınız? lütfen diye. Dinnnnnkkk Bende jeton geçte olsa düştü.Blogdaki herkes yemek yapmayı az veya çok biliyor. Hatta bazılar sadece fotoğraflara bile bakarak yemek tarifi çıkaracak kadar maharetli. Ama sanırım en önemli noktayı unutuyoruz. Ya da kendi adıma unutuyorum. Bloglarımızı sadece blogerlar gezmiyor dışarıdan beni ziyarete gelen arkadaşlar da var ve onlar tarif ve anlatım arıyorlar. Ben blogu kurmadan önce bir şey yapmak istediğimde başvuruyordum bloglara. Ne çabuk unuttum.Amaç tam ve doğru anlatım olmalıBu arada ne pastacılık ne de aşçılık kursuna gitmedim (gitmeyi çok isterdim o ayrı konu) ismi değişik , malzemeleri hakkında hiçbir fikrim olmayan yemeklerde yapamadım…. (daha gıda boyası ile bir şeyler yapmayı dahi beceremiyorum ) ama yaptıklarımla , yapacaklarımla ve öğrenmeye tam gaz devam. Bir kişiye bile yardımcı olabiliyorsam ne mutlu banaHem belli olmaz belki bir gün aşçılık kurslarına bende giderim ismini bile söyleyemediğim yemeklerden yaparım. Pastacılık kursuna giderim gıda boyası ile gerçekten güzel şeyler yapabilirim…. Ha gayrettttttttttttttttBu arada yine çaktırmadan tarifi verdim yukarıda ilk paragrafta koyu yazı ile yazılmış kısımlar)))))) he he he"


Merhaba,

Öncelikle fikirden dolayı tebrik ediyorum sizi. İnsan her ne kadar ölümün kendisine uzak olduğunu düşünse de aslında çok yakın. Hiç aklıma gelmezdi, blog dünyasından tanıdığımız, okuduğumuz biri bizden ayrılsın! İnsan bazen gerçekleri böyle acı bir şekilde hatırlayabiliyor. Allah ailesine ve tüm sevdiklerine sabır versin! Ama ne mutlu ki, Esra bizlere bir blog ve bir dergi bıraktı. Yani hayata bir iz bıraktı. Şanslıyım ki ben de Esra'nın tariflerinden biri yapma fırsatını buldum

PATLICAN KEBAP



http://ozlemhan.blogspot.com/

Sevgili esranın ölümü blogcuların internetin sanal olmadığını birkez daha ıspatladı.Esracım bizleri öyle bir kenetlediki herkes ne yapabilirim diye düşündü.Sağolsunlar dualar edili hatimler indi yasini şerifler okundu.sevgili zerrin yıkılmıştı.Bu fikir kimden çıktı bilmiyorum ama çok çabuk organize olundu sevgili selin arkadaşımız çok uğraştı kendisine çok teşekkür ediyoruz.Bu davranış zerrin in içinde çok iyi oldu omuzlarındaki yüküde hafifletti.Kendine getirdi. Emeği geçen herkese tekrar tekrar teşekkür ediyorum .Arkadaşımızın mekanı cennet olsun.

malzemeler yarım kilo kıyma1 soğan2 yemek kaşığı çekilmiş ekmek1 Çay kaşığı karabiber1 çay kaşığı kırmızı pulbiber1 çay kaşığı tuz1 kilo patlıcan3 su bardağı su(ocağın üzerinde yaparsanız su ilavesi gerekiyor)1 yemek kaşığı biber salçası1 yemek kaşığı tereyağıKöfteleri yaptım patlıcabnları 2 parmak kalınlığında kestim tuzlu suda 1 saat beklettim daha sonra tepsiye bir patlıcan bir köfte olarak dizdim parçalar halinde tereyağlarını serpiştirdim.sıcak suyla erittiğim biber salçasınıda tepsiye döktüm. üzerini folyoyla sardım fırında bir saat pişirdim. Aynı işlemi teflon karnıyarık tenceresindede ocağın üzerinde yapmıştım oda çok güzel oluyor. Fırından daha çabuk pişiyor.Arzunuza kalmış



10 yorum:

Ata sofrası dedi ki...

emeği geçen herkesin ellerine sağlık.eminim esra bu yapılanları görmüş ve bugün cennetteki herkese blog aleminden bahsediyordur.ne dersiniz...

Selin dedi ki...

Tarifleri yazan, uygulayan,fikir veren, mutfağa giren, klavyeye parmağını basan, yüreğini koyan, gönülden Esra'yı hatırlayan, O'na dua eden, Kevgir'in çıkmasında çooooook emeği olan başta Zerrin, Selen ve Nihan olmak üzere herkesin ellerine, kollarına ve yüreğine sağlık. Herşey tek kelimeyle muhteşem... Sevgilerimle...

inci dedi ki...

Kızlar hepinizin eline ,yüreğine sağlık ... Nefis şeyler yapmışsınız,tabii ki Esra'mızın tarifleriyle....

disal dedi ki...

hangi sayfaya girsem gözlerim yuvalarından çıkacak gibi oluyorum...

ellerinize sağlık....hepinizin...

asya yusof dedi ki...

allah rahmet eylesin herkez cok guzel hazirlamis rahmetlenin yemeklerini ne guzel olmus herkezin ellerine kollarina saglik

pervin dedi ki...

sevgili zerrin,selen,nihan emekleriniz için teşekkürler bizlerin de bir parça yardımları dokunabildiyse ne mutlu bize kevgir dergisi için herzaman yardımcı olmaya hazırım sevgiyle kalın...

nino dedi ki...

ne cok tarifin varmis esracim ne cok masallah kapis kapis dagildi yapildi yenildi dualar edildi melekler haberlerimizi getirdimi

nezpek dedi ki...

merhaba,
uzun zamandır blogları sesizce takip ediyorum. her elin soğan doğrayışı farklı olduğu için merakla değişik birşeyler öğrenmeye çalışıyorum. elimden geldiğince yapmayı ve misafir ağırlamayı çok seviyorum. sesizce dolaştığım sayfalar arasında esra hanımın ( allah rahmet etsin , nur içinde yatsın ) sayfası da vardı. öğrendiğimde bende çok üzüldüm. Bu sayıyıda onun adına hazırlamış olmanız çok anlamlı. emeği geçen herkesin ellerine sağlık. ...

yesim dedi ki...

aaaa bak bakkk
yap yap yee
yetmedi bunlar daha yokmu??????????

hepinizin emegine ve ellerine saglik arkadaslar
supersiniz yaaa
dokturmussunuz yine

yesimceyemek

SEVDE dedi ki...

benyemekci ellerinize emeğinize sağlık her şey tarifler resimler çok güzel devamını bekliyoruz SEVDE