29 Ağustos 2007 Çarşamba

YEMEK VE SİNEMA

HAZIRLAYAN: Maviveportakal (Fatma)

7. SANAT SİNEMA VE MAVİ-PORTAKAL…

1993 yılında gittiğim ilk sinema filmi Richard Gere ve Jodie Foster’ın başrollerinde oynadığı Yıllar Sonra filmiydi. Sanırım 13 yaşındaydım. Diyeceksiniz ki 13 yaşında bir kızın Amerikan iç savaşı yıllarında savaş sonrası evine dönen bir adamın dramı konulu bir filmde ne işi var. Aslında durum şöyle biz 3 acemi kardeş o zamanlar esen Jurassic Park fırtınasına kapılarak sinemaya gittik.3 öğrenci dedik biletleri alıp içeri girdik.
Ve perde…

Şu an filmden aklımda kalan tek şey mısır tarlaları ve yüzümüzde ki şaşkın ifade. Çünkü mısır tarlaların içinde de pekâlâ dinozor çıkabilirdi. Umudumuzu kesemezdik değil mi?
Jurassic Park bir gün önce vizyondan kalkmış yeni film gelmişti ama biz acemiler hangi film bakmadan girmiştik. O dönemde tek sinema ve tek salon olduğunu belirtmek isterim.

O gün başlayan sinema serüvenim 1997 yılında tutmaya başladığım sinema günlüğümle devam etti. Bu arada Ayşe ve ağbim de benimle beraber izleyici koltuğuna çoktan oturmuş arşiv yapmaya başlamıştı bile.
Aslında sıradan bir izleyiciyim ben ama fazla meraklı. Bu film hangi ülkenin filmi, yönetmenin önceki filmleri, aktörün gerçek hayatı, bunlarla ilgili hep not tutarım. İster hobi deyin ister tutku hiç fark etmez.


2003 yılında tanıştığım eşimle konuştuğumuz en önemli konu sinemaydı. O da benim gibi film izlemeyi çok seviyordu. 2006 yılının 2 Temmuz tarihinde evlendik. O günden beri geniş bir arşiv yapmaya çalışıyoruz. Her fırsatta film izliyoruz. Bazen gecede 3 film bile izleyebiliyoruz. Ama film kategorilerimiz tamamen farklı.

Hal böyleyken bir şeyler yapmamak mümkün değildi. Bu birikimi kullanabileceğim bir şeyler ararken bloglarla tanıştım. Ve bu günlere geldim. Tabii bunda bana her zaman teknik ve manevi destek veren Ayşe’nin çok büyük katkısı var. Ona çok teşekkür ediyorum.
Mavi ve portakal ‘ın mavi si olduğu için.

Sinema benim için 1993 yılında başladı dedim ya… Tabii bu Amerikan sineması için geçerli. Ondan önce herkes gibi bizde o güzel Türk filmleri ile büyüdük.

Mavi Boncuk filmini video da belki onlarca defa izledik… Tarık Akan, Kemal Sunal ve ton ton Adile Naşit…

Tosun Paşa filmi bu gün bile her yayınlandığında gülme krizine girdiğimiz filmler arasında…
Sonra Kadir inanır ve Türkan Şoray filmleri…

Benim favorilerim Dila Hanım ve Bodrum Hâkimi…

Sinema sektörü bence insanlarla iletişim kurmanın onlarla aynı şeyleri paylaşabilmenin en iyi yolu. Bir filmi izlerken aynı sahnede duygulanıp ağlamak, gülmek ve film sonunda film alkışlamak. Herkesin aynı şeyleri hissetmesi birlik olması…

Bu görüşten yola çıkarak KEVGİR dergisi için 3 film tanıtımı hazırladım. Bunlardan biri olan Çikolata arşivden Ayşe tarafından seçildi. Dergi bir yemek dergisi olduğuna göre filmlerde yemekle ilgili olursa hiç fena olmazdı. Diğer ikisi Eylül de vizyon da olacak. Bu bir ilk benim için izlemediğim iki filmi tanıttım. Ama bu güne kadar ki tecrübelerime dayanarak iki filminde çok iyi olduğunu söylemek isterim.

Sevgileriniz ve aşklarınız aşk filmleri gibi…
Acılarınız kısa filmler gibi…
Yaşadıklarınız komedi filmleri gibi…
Olsun…
İyi Seyirler…


RATATOUİLLE (RATATUY)

Ramy çöplerde yemek ayıklayan sıradan bir fare olmak yerine ünlü bir Fransız aşçı olma hayalleri ile yaşamaktadır. Ailesinin onu uyarması defalarca ölümden dönmesi bile onu bu hayalden vazgeçiremez. Bir gün kendini Paris’te ünlü aşçı Augusta

Gusteau’nun lokantasının kanalizasyonun da bulur. Aslında bu lokantanın mutfağında istenmeyen bir misafirdir. Ama çöpleri dökme görevi yapan Linuini ile kurduğu arkadaşlık onu en tehlikeli mutfak macerasının içine sokar…
Bu animasyon filminin yönetmeni İnanılmaz Aile filminin de yönetmeni olan Brad Bird.
Çizgi film çok eğlenceli, komik saatler vaat ediyor…
Ayrıca ek bir bilgi; Ratatouille Fransa’nın Akdeniz kıyılarında Provence mutfağına ait bir yemekmiş. Ayrı ayrı közlenen sebzeler baharatlarla karıştırılıyor…

ÇİKOLATA
Film benim için klasik olmuş izlemeyenler içinse klasik olmaya aday bir yapım.2000 yılında vizyona girmiş olan film Joanne Harris’in romanından uyarlanmış. Fransa’nın Flavigny-sur-Ozerain kasabasında çekilmiş.

Başrollerinde Juilette Binoche,Lena Olin, Johnny Depp,Carrie-Anne Moss ‘tan oluşan güçlü bir kadro var.
1959 yılında bir kış gününde Lansquenet adındaki tutucu Fransız kasabasına Vianne adındaki bir kadınla kızı Anouk taşınır. Vianne kasabaya çok güzel bir çikolata dükkânı açar. Buraya kadar her şey normal görünse de Paskalya’ya az kalmıştır ve kasaba halkı büyük perhiz dönemindedir. Ayrıca Vianne’nin kiliseye de gitmemektedir. Bütün bunlar dar görüşlü belediye başkanının çikolata dükkânını sürekli kötülemesi ile birleşince Vianne müşteri bulmakta oldukça zorlanır.

Zaman geçtikçe dükkândan gelen kakao kokularına kasaba halkı da duyarsız kalamaz. Vianne dükkânına gelen müşterilerine damak zevkine ve kişiliğine göre çikolatalar hediye eder. Herşeyi, yoluna soktuğunun düşünen Vianne’nin kasaba da nehir kenarına gelen çingene gurupta ki Roux arasında romantik bir bağ oluşur. Ama kasabalı bu gurubu da düşman olarak görmektedir.

Karşınız da çikolatanın elde yapılışını ve her çeşidini görebileceğiniz, çikolata kadar tatlı bir film var. Romantizm ve çikolata bir araya geliyor ve ortaya tadından yenmeyen bir film çıkıyor. Afiyet olsun, iyi seyirler…

AŞK TARİFİ

Kate; O bir baş aşçı. Manhattan da 22 Bleecker Restaurant’ını yönetiyor.
En yoğun günlerde bile yüzlerce yemeği kontrol edip mükemmel bir şekilde servise hazırlıyor. Akşamları erkenden yatıp sabah erkenden kalkıyor. Günün menüsünde kullanacağı balıkların en tazesini almak için balık pazarına gidiyor...
Kate’in bu düzeni hayatına ve mutfağına giren iki kişiyle alt üst olur. Hayatına giren kişi 9 yaşında ki yeğeni Zoe, mutfağına giren kişi ise yeni aşçı yardımcısı Nick’dir.
Kate bir yandan yeğeni ile iletişim sorunu yaşarken diğer yandan Nick’in çalışma düzeni yüzünden mutfakta kontrolü kaybetmektedir.
Başrollerinde Catherine Zeta-Jones, Aaron Echart ve Abigail Breslin oynuyor.Çok keyifli ve eğlenceli bir seyirin bizi beklediğinden eminim…











2 yorum:

nino dedi ki...

RATATOUİLLE cok merak uyandirdi bende tiranda bulabilirmiyim umarim bulurum :D

huysuz dedi ki...

ratatuy'a 9 yaşındaki yeğenimle gittim... güzel bir filmdi. ama yinede herşeye rağmen bir farenin elinden hazırlanan herhangi bir yemeği yiyemezdim :)